iNT3eM. Türkiye de ki korkunç Medrese gerçeği;Çoğunuz Medreselerin Osmanlı dönemin de kaldığını,ve bu konunun ne alakaya maydonoz olduğunu durum sizin zannettiğiniz gibi değil,özellikle cemaatler vasıtasıyla Medrese usulü eğitim hala devam ben kendim zamanın da bu Medreseler de yaklaşık 2 yıl kadar okumuştumÖmrümün 15 yılı İsmailağa cemaati’nin içinde geçti. Sayısız Medreseyi ziyaret ettim. Gördüklerim ve duyduklarım korkunç Medreseler de o kadar yobaz,zır cahil insanlar eğitim veriyor ki,bunlar İşid’in pasif hali de kaldığım dönemde 15 günde bir 1 gün izin yapardık. Tam 15 gün bir daire de yatılı olarak kalır,adeta hapis hayatı okuduğum dönemler 2006 yılına denk geliyor,o zamanlar bu kadar serbestlik yoktu. Bu medreseler gizli faaliyet vs. türlü zırvalıkları bilhassa ezber usulüyle size dayatıp,adeta bir koyun gibi sormak yasak,tam ve koşulsuz itaat söz konusu. Cumhuriyet,Atatürk,Laiklik kısaca bütün Devlet değerleri gittiğim günler Hocamız olacak adam dişlerimi diş macunuyla fırçaladığım için beni terslemiş,misvak kullanmamı vekili olacak Hocamız da “Ben size silahlı eğitim vermeyi düşünüyorum ama dikkat çeker diye yapmıyorum” söylediğim 2006 yılıydı,olayın vehametinin ne boyutlarda olduğunu çok daha iyi Medrese de okuduğum dönem bir gün İstanbul’a başımızda ki Hocanın mezun! olduğu Medrese’ye 15 günlük ziyarete Medrese 9 katlı,24 daire’den oluşan bir apartmandı. Bu apartman da 850 talebe eğitim 8 ay daevet yanlış duymadınız bir izne çıkıyorlardı. 8 ay boyunca kendi dairelerin de sürekli ders ki talebelerin en az 200 tanesi asker kaçağıydı. Medrese’nin baş hocalarından birisi kilo alarak askerden yırtmayı Medrese de kaldığımız 15 günlük süre içerisinde 2 farklı tecavüz vakası yaşandı. Neyse ki bize bir şey olmadı iyi yırttık 🙂Bu tecavüz vakalarından birisi Orta okul çağlarında ki bir çocuğa daha büyük olan 15-20 talebenin aylarca tecavüz etmesi tecavüz olayı biz oradayken ortaya çıktı. Bir hoca olayı görüyor sonra Medrese de muhabbeti dönüyor hepsi bu. Orada kapandı yansımayan sayısız tecavüz vakalarından birisiydi bu da. bir diğer vaka ise aslında tecavüz değil rızaya bağlı bize o şekilde anlatıldı. Ulan sen 850 erkeği 8 ay boyunca bir apartmana tıkıp,hapis hayatı yaşatırsan, onlarda birbirini şaşılacak bir durum yok,asıl bu olaylara sebebiyet veren karanlık,iğrenç zihniyet’te sorun gibi bu şahit olduğum olaylar 2006-2007 yılında yaşandı,ve ben sadece bir Medresede ki olaylara şahit gibi binlerce, onbinlerce ev Medresesi var. Yaşanmış olan tecavüz vakalarını artık siz hayal adamların başı olan Cübbeli gibiler de baş tacı edilip, tv’lerde arzı endam ediyor. Gerçekten çok yazık bu Medreseler de şiddet’te çok yaygın. Bizim hocamız kendi hocasının çocuğunu döve,döve nasıl hafız yaptığını anlatıp eğitim gördüğü yıllarda hocaların talebeleri nasıl tekme, tokat dövdüğünden İstanbul da ki Medresedeyken bir kaç sefer şiddet olayına şahit talebe sıkıldığı için Medreseden kaçmıştı, sonra çaresiz olarak geri döndü çünkü ailesi Adıyaman’da hoca bu çocuğu bizzat bizim gözümüzü önünde tekmeyle, tokatla,cetvelle yarım saat gün mutlaka dayak yiyen bir talebe oluyordu. Bu hapis ve şiddet sarmalında yetişen çocuklar ilerde canavara flood; Bu mantar kafalıların arasında tam 15 yıl geçirdim!
21 Temmuz 2017 0026 Haşmet Çay Yasaklı "Kanunlar önünde herkes kadın*erkek eşit, kanuni haklara sahiptir. Kişiler arasında asla ayırım yapılamaz!.." ATATÜRK 21 Temmuz 2017 0031 Haşmet Çay Yasaklı "18 yaşına eren ve reşit hale gelen kız veya erkek, hür iradeleriyle evlenme hakkına sahiptirler.. Medeni nikah, yasal merciler önünde, kanunlardaki şartlar paralelinde yerine getirilir. İmam nikahlarının yasalar karşısında hiç bir değeri kalmamıştır, hükümsüzdür..Resmi nikah şarttır." ATATÜRK 21 Temmuz 2017 0032 Haşmet Çay Yasaklı "Altı yaşına gelen her kız veya erkek çocuk için, temel eğitim ilköğretim mecburidir." ATATÜRK 21 Temmuz 2017 0034 Haşmet Çay Yasaklı "Her Türk vatandaşı, kadın veya erkek olarak gerekli şartları taşıdığında seçme ve seçilme hakkına sahiptir.." ATATÜRK 21 Temmuz 2017 0555 Zübeyr Kiram Yasaklı ATATÜRK' ten önce, 1300 sene boyunca o kadar çok halifeler, padişahlar, sultanlar, evliyalar, şeyhler ve güya alimler, kadılar gelip geçti ama bunların hiçbiri "kölelik-cariyelik-kumalık" olaylarına karşı çıkmayı, bunları reddetmeyi, yasaklamayı, insan haklarına aykırı olduğunu kelam etmeyi. hiç akletmediler!..Yok!. 1300 sene boyunca insan hakları çiğnendi. Kafalar-kollar kesildi ama hiç kimse buna dur demedi. Atatürk'ten önce zulüm ve despotluk, canavarlık vardı. Akıl ve mantık dışı hulle ve recm bile vardı.. Şeriatta bunlar hala var. Atatürk bunları da yasaklattı. ATATÜRK'ten önce despotluk, zalimlik, şeyhlik ve halifelik vardı. İnsan hakları ve hukuk hiç yoktu. Asılanlar asıldı, kesilenler kesildi.. Kullara kulluk edildi. Tam 1300 sene boyunca, HAK-HUKUK hiç olmadı..Padişahlarımız, kardeşlerini bile boğdurdular.. Nice kanlar döküldü. ATATÜRK' ten önce, KULLARA KULLUK ediliyordu.. Çöllerde, bu acımasız haller devam ediyor. ATATÜRK ile birlikte ANAYASA ve KANUNLARA sahip olduk. Atatürk'ten önce; "kullara kulluk" ediliyordu. Net ve kesindir. 21 Temmuz 2017 0559 Zübeyr Kiram Yasaklı Padişahlar, cariyelerden doğma kardeşlerini, kundaktaki kardeşlerini bile boğdurup, katil oldular. 21 Temmuz 2017 0608 Zübeyr Kiram Yasaklı Suudi Arabistan Krallığının Başmüftüsü, Baş İmamı olan Şeyh Abdulaziz; 2016 yılının Ocak ayında bir fetva yayınladı.. Baş Şeyhin fetvası şöyledir " Acıkan müslüman erkek, karısını kesip yiyebilir" İşte buyrun!.. Geçen sene 2016 yılı böyle bir fetva yayınlanmıştı. El insaf!.. Hangi müslüman bu taze fetvaya karşı çıktı?. Bizimkiler nerede idi?. Kim "olmaz ya" dedi?.. İnsan eti yenir mi, Mübarek? Günümüzde, yamyamlar bile bunu yapmıyor. İşte, şeriat buna benzer nice Arap adet ve gelenekleriyle, Arap anlayışıyla doludur... Ya Destur!.. 21 Temmuz 2017 0847 Şef Mustafa Kemal Atatürk'ün direktifiyle Elmalı Hamdi Yazır'a Kur'anı Kerim'in tefsiri hazırlatılmıştır. Siz bunu ivedi satın alıp okuyun ve bunu okumadanda buraya yazılar yazıp sayfayı işgal etmeyin ve konuyu maksadın dışına kesinlikle çıkartmayın. Neşriyatın ismi; Elmalı Hamdi Yazır Hak Dini Kur'an Dili. Bunu neşriyatın tamamını okumadan kesinlikle buraya yazı yazmayın. Konu başlığındaki şartlara riayet etmiyorsunuz. Konuyu açtığımda şartlara riayet edicekler yorum yapsın demiştim. Fuzili yazılarla bilgi kirliliği oluşturmayın. Ben size güzel uslupla tarif ve izah ettim. Bunun dışında medrese ismi sizi rahatsız ediyorsa ve anlaşılan oki çok büyük bir şekilde sizi rahatsız ediyor,ozaman yorum yapmayın. 2 sayfa sizin gereksiz beyanlarınızla dolmuştur maalesef. Konuyu açtığımda beyan etmiş olduğum şartlara riayet ediniz ve riayet etmiyecekler yorum yazmasın demiştim. Bununla birlikte bana tarih dersi vermeye çalışıyorsunuz. Ben ingiliz tarihçinin sözünü paylaştım ve kısa devre yaptınız. Kısa devre yapmasaydınız bu kadar beyanı gerek görmediniz. Sayfayı işgal etmeyinSon sözüm budur. 21 Temmuz 2017 1026 Edip Kehribar Yasaklı Hacı, burası FORUM köşesidir.. Herkes yazar. Bu devirde medrese mi kaldı?.. Miskinler yuvasıydı. 21 Temmuz 2017 1028 Edip Kehribar Yasaklı Başlığı açanın cehaleti giderilsin diye, yapılmış olan tüm yorumları beğendim.. Akıl ve ışık yolu! 21 Temmuz 2017 1030 Edip Kehribar Yasaklı Bir geri zekalı, bir kara cahil yorum yazmış olsaydı, başlığı açan YUSUF isimli az okumuş sevinip oyalanacaktı. 21 Temmuz 2017 1050 Kadim Dindar Yasaklı Şeriat = Arap adet ve gelenekleri... İslamiyetten önce çöllerde yaşayan Araplar, Kur'an'daki tüm şeriat kurallarını aynen uyguluyor ve benimsiyorlardı. Örneğin; o zamanlarda da, kölelik, cariyelik, kumalık adetleri aynen vardı. Keza, islamiyetten önce de kızlarını 6-9 yaşlarında erkeklere parayla satıyorlardı, günümüzde de bunun aynını yine yapıyorlar. Şeriat = Arap adet ve gelenekleri... 21 Temmuz 2017 1116 nervürlüdonatı Aday Memur Siz,hangi ildeki medreseyi tavsiye edersiniz?Hangi illerdeki medreseler eğitim bakımından daha iyidir?Sıralamasını yaparmısınız? Hem ilahiyat okuyup hemde medresede eğitim alınabilirmi? İlahiyat okumayan fakat dini yönden eksikliklerini gidermek isteyen vatandaşlarada eğitim hizmeti veriliyormu? Medreseye kayıt olabilmek için aranılan şartlardan bahsedermisiniz? Eğitim hizmetinin aylık veya senelik aidatıücreti ne kadardır? Medreseden eğitim alabilmek için en fazla kaç yaşındaki kişiler medreseye kayıt yaptırıp eğitim alabilirler? Yaş sınırlamasından bahsedermisiniz? Klasik arapça dediğiniz tam olarak nedir? İzah edermisiniz? Arapçaya dair herhangi bir metne programında bu konudan bahsedilmediğini farkettim ve bu soruyu onun için size yönelttim. Beyan etmiş olduğunuz gibi arapça lisan eğitimi varsa o zaman bu iyi bir durumdur. Arapça olmadan medrese eğitimi almak büyük eksiklik anlamadığınız bir mevzuyu insan kendi hayatında nasıl tatbik edebilirki? İnsanlara nasıl yardımcı olabilirki? Bilginin kaynağı arapça çünki ! İhsan Şenocak'ın yetiştirmiş olduğu talebeler ders veriyor demişsiniz? Bu konuyu biraz daha detaylarıyla birlikte olayın mahiyetini açıklarmısınız? 5 yıl önce - Alıntıya git cahillerle söz sataşına girmeyin ben hiç kazanamadım der İMAM GAZALİ bunlar onları bilmezler şeriata laf ediyorlar şeriatı inkar eden müslaman olabilir mi şeriat ALLAH koyduğu kanun ve kurallardır bunlarla söz sataşına girme boşver ifamın olduğu yerler belli siteden bakabilirsin demiştim ilahiyatla aynı anda okuyabiliyosun yaş sınırı yok kendini geliştirmek isteyen gidebilir ücret fazla bi şey almıyorlar aylık 100 lira falan olmazsa bi sıkıntı yapmazlar klasik arapça osmanlıda ki medrese usulu ilahiyattaki modern arapça değil daha detaylı biraz ihsan şenocak hocayı dinleyip takip edebilirsin dersleri var akaid imam tahavi,taftazani gibi alimlerden özelden numaranı atarsan telefondan daha detaylı söylebilirim 21 Temmuz 2017 1138 Omar Çoban Yasaklı Sende de ne Türkçe varmış? Hiç mi okumadın mübarek? Nerde okudun?.. Neden cehaleti seçtin? 21 Temmuz 2017 1146 Omar Çoban Yasaklı Cahil olanlar, alimce laf edenleri hemen kafir ilan ederler.. Bilgili ve görgülü ile baş edemeyince, hemen bu kolay yola saparlar.. Sen müslüman mısın derler?.. Oysa ki, cehaletiyle asıl kafirlik eden kendisi olur.. Hem de nasıl? Ama bundan haberi yoktur. NERVÜR'ün derhal bir abdest alması ve tüm gün namaz kılarak kendini Allah'a affettirmesi gerekir. 21 Temmuz 2017 1150 Şef Ben az okumuşsam,belirtmiş olduğum kaynakları ve daha fazlasını satın alında, siz benden daha fazla okuyun cahillikten kurtulursuz. Tabi işinize cehaletten kurtulmak için böyle bir teşebbüste bulunacağınızı hiç zannetmiyorum. Atatürk'ten bahsedersiniz fakat Atatürk'ün Elmalı Hamdi Yazır'a vermiş olduğu talimatla neşredilmiş Hak Dini Kur'an Dili adlı eseri okumassınız. Atatürk diyorki;"Ey efendiler, sorgulamayan kişi cahildir."Siz dünyaya at gözlüğüyle baktığınız için bu yazımıda göremezssiniz maalesef. Kaynaklarıda belirtiyorum. İşinize gelmediği için kolaya kaçıp çark ne kadar gizlemeye çalışsanızda papağan gibi aynı sözleri tekrarlamanızdan sırf kara cahil olduğunuz aydınlık lafı sizlerin karanlıkta olduğunuzu gösteriyor. Bununla birlikte sizler kendi kasabanızdan haber veriyorsunuz. Bense global dünyadan haber veriyorum. Aradaki fark apaçık bellidir. Acaba kim cahildir? Alın size kısa ve öz kaynak; Arnold toynbee isimli ingiliz tarihçi,Türkiye bir devletin yeniden doğuşu isimli kitabında şöyle beyan etmektedir "Kemalist devrim Türkleri öyle bir noktaya getirdi ki Türkler ne Müslüman gibi yaşayabiliryor ne de Hristiyanlığa geçebiliyor." » yani sizleri kastediyor. Burası forum olabilir lakin bu köşe laftan anlayanlar için,söylenenleri idrak edenler için,konu başlığı hakkında bilgi edinmek maksadıyla iyi niyet üzere açılmış bir bölümdür. Sizler gibi hazımsızlar,fitneciler ve fesatçılar habire provakötörlük yapıp duruyor,konuyu işgal edip sabote etmeye çalışıyorlar. Acaba sizler hangi emperyalist güçlerin uşaklarısınız? İngilteremi? Amerikamı?Belki daha farklı dış mihrakların uşaklarındansınızdır...Bunu sizler dipnottada belirtmiş olduğum üzere fuzuli kişiler ve fuzuli beyanlar olmasın dedim. Fakat içinize sindiremediğiniz için hazımsızlık yaşadığınızdan sayfalarca fuzuli beyanlarda bulundunuz ve fuzuli bir şekilde bu forum başlığını işgal tarihinden haberim vardır ve kendiniz gibi bihaber zannetmeyiniz. Kişi karşısındakini anlamayınca kendi gibi zannedermiş ve insan bilmediğine düşmandır. Lakin fuzuli işlerle sayfaları nasıl işgal ettiğinizin ispatı yazmış olduğunuz yazılarınızla açık ve nettir. Müslümanım,iSLAM Dinine kalpten iman ediyorum diyorsanız,Kur'anı Kerim'in Ayetleri,kalpten Müslüman olduğunu söyliyen herkesi bağlayıcıdır. Ayetin bir tanesini inkar eden hepsini inkar etmiş gibidir. Ayetin bir tanesini inkar eden dinden çıkar,yani kafir olur. Fakat müslüman olduğunuzu beyan ediyor ve Kur'anı Kerim'in Ayetlerine itiraz ediyorsanız,siz dil ile Müslüman olduğunuzu söyliyor,kalpten itiraz ve inkar ediyorsunuz demektir. Bu çelişkiden sizin münafık olduğunuz ortaya çıkar. Münafıklar dil ile iSLAM Dinine iman ettiklerini beyan ederler,kalpten iSLAM Dinini inkar ederler. Sizlerin iSLAM Dini hakkında hiçbirşey bilmediğinizde beyanlarınızdan bellidir. İşiniz sadece çamur at,izi kalsın misali konuyu ve içerisindekileri karalamaktır. Müslüman olabilmek için İslamın 5 şartı ve imanın 6 şartı inkar eden Müslüman olamaz. Şartlar açık ve nettir. İncelemek isteyenler linke baksınlar. Ayrıca insanın ilahiyatçı ünvanı olsun yada olmasın kendisini birşey zannetmesi ahmaklıkdır. Şeytanda alimdi,zalim oldu. Kur'anı Kerim'in Kehf Suresinin 50. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Yine o vakti hatırla ki biz, meleklere Âdem'e secde edin!» demiştik. İblis hariç olmak üzere onlar hemen secde ettiler. İblis cinlerdendi, Rabbinin emrinden dışarı çıktı. Şimdi siz beni bırakıp da İblis'i ve soyunu dostlar mı ediniyorsunuz? Halbuki onlar sizin düşmanınızdır. Zalimler için bu ne kötü bir değişmedir." Kur'anı Kerim'in Zumer Suresinin 9. Ayetinde mealen ilmin önemi şöyle beyan edilmektedir "Yoksa o, gece saatlerinde kalkan, secdeye kapanıp, kıyama durarak daima vazifesini yapan, ahireti hesaba katan ve Rabbinin rahmetini uman kimse gibi olur mu? De ki Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?» Ancak temiz akıl sahibi olanlar anlar" Peygamberimiz hadis?i şeriflerinde ilmin önemini şu şekilde haber vermektedir "Kim ilim tahsil etmek için bir yola girerse, Allah o kişiye cennetin yolunu kolaylaştırır." Müslim, Zikr 39. Ayrıca bk. Buhârî, İlim 10; Ebû Dâvûd, İlim 1 "Hidâyete davet eden kimseye, kendisine uyanların sevabı kadar sevap verilir. Bu onların sevaplarından da hiçbir şey azaltmaz." Müslim, İlim 16 "İnsanoğlu öldüğü zaman bütün amellerinin sevabı da sona erer. Şu üç şey bundan müstesnadır Sadaka?i câriye, istifade edilen ilim, kendisine dua eden hayırlı evlat." Müslim, Vasiyyet 14 "İlim tahsil etmek için yolculuğa çıkan kimse, evine dönünceye kadar Allah yolundadır." Tirmizî, İlim 2 "Allah'a yemin ederim ki, Cenâb?ı Hakk'ın senin aracılığınla bir tek kişiyi hidayete kavuşturması, senin, en kıymetli dünya nimeti olan kırmızı develere sahip olmandan daha hayırlıdır." Buhârî, Fezâilü'l?ashâb 9, Meğâzî 38; Müslim, Fezâilü's?sahâbe 34 ?İlim talep etmek / öğrenmek her Müslümana farzdır.?İbn Mace, Mukaddime, 17. Peygamberimiz hadis?i şeriflerinde fetva hakkındada şu şekilde haber vermekdedir "Ahir zamanda bir kavim ortaya çıkar. Cahiller başa geçerek insanlara fetvâ verirler. Böylece hem kendileri sapar hem de başkalarını saptırırlar." Buhari, İlim, 34; Müslim, İlim, 13Tirmizi, İlim, 5 ?Kadılar/ hakimler/ yargıçlar üç sınıftır. Birisi cennette, diğer ikisi ateştedir. Cennette olanı, hakkı bilip onunla hüküm verendir. İnsanlar arasında bilgisizce hüküm veren ile hakkı bilip hükümde haksızlık yapan ise ateştedir." Ebû Dâvud, Akdiye, 2; İbn Mâce, Ahkâm, 3 Peygamberimiz hadis?i şeriflerinde şu şekilde haber vermektedir "Hayra vesile olan,hayrı yapmış gibidir." Tirmizi,ilim 14 ?Yahudiler yetmiş bir 71 fırkaya ayrıldılar, biri hariç diğerlerin hepsi cehenneme girer. Hristiyanlar yetmiş iki 72 fırkaya ayrıldılar, biri hariç diğerlerin hepsi cehenneme girer. Bu ümmet de yetmiş üç 73 fırkaya ayrılacak, biri hariç hepsi cehennem girer.?Ebu Davud, Sünnet, 1; Tirmizî, İman,18; İbn Mace,Fiten, 17; İbn Hanbel, 2/332. "Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacak, bunların içinden bir fırkası ehl-i necat olacaktır." buyurmuş. Ashab sormuşlar "Yâ Resûlâllah, o kurtulan fırka hangi fırka olacaktır?" Şöyle cevap vermiş "Benim sünnetimden şaşmayanlar kurtulanlardan olacaktır! Yâni Ehl-i sünnet ve cemaat mensuplarıdır."Tirmizi, İman,18; İbnu Mace, Fiten, 17 "İlim tahsil etmek maksadıyla bir yola giden kimseye Allah Teâlâ cennet yollarından açar. Melekler, ilim ve tahsil edene karşı memnuniyetleri ve tevâzûleri sebebiyle kanatlarını yere sererler. Göklerde ve yerde olan her şey, hatta su içindeki balıklar, âlim için Allah'tan rahmet diler. Âlimin, bilmeden ibadet eden kimseye üstünlüğü, on dördündeki ayın, görünen diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir. Âlimler peygamberlerin varisleridir. Peygamberler ne altın ne de gümüş bırakmışlardır, onlar miras olarak sadece ilmi bırakmışlardır. Kim ilmi almışsa büyük ve değerli bir şey almış demektir." Ebû Davud, İlm, 1. "Allah'ım, bana öğrettiklerinle beni faydalandır; bana fayda sağlayacak ilim öğret, ilmimi artır." Tirmizî, Daavât, 128; "Faydasız ilimden Allah'a sığınırım." Tirmizî, Daavât, 68 buyurururdu. "Nebinizin sünnetini terk ederseniz, dalalete düşersiniz."Müslim, el-Mesacid, had. 257; en-Neseî, el-İmamet, 50 "Bir kimse benim getirdiğime değil, hevasına tabi olursa gerçek mü'min olamaz."Kasımi, Kavaidu?t-Tahdis, s. 53 "Sünnetimi terkedene Allah ve ben lanet ederiz."et-Tirmizi, el-Kader, 17 "Sünnetimden yüz çeviren benim yolumu takip etmiş değildir."el-Buhari, el-Kader, 17 "Bizim yolumuza uymayan bir işi yapanın bu ameli merduttur."el-Buhari, el-İ?tisam, 20; Müslim, el-Akdiye, 17,18 Kur'anı Kerim'deki Surelerde ve Ayetlerde mealen şöyle beyan edilmektedir "Ey İnananlar, And olsun ki, sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok anan kimseler için Allah'ın Resulü Hz. Peygamber en güzel örnektir." Ahzâb, 33/21. "... Peygamber size ne verirse onu alın, sizi neden menederse ondan geri durun; Allah'tan sakının, doğrusu Allah'ın cezalandırması çetindir." Haşr, 59/7 "Ey Muhammed! Eğer sana cevab veremezlerse, onların sadece heveslerine uyduklarını bil. Allah'tan bir yol gösterici olmadan hevesine uyandan daha sapık kim vardır? Allah zalim milleti şüphesiz ki doğru yola eriştirmez." Kasas, 28/50. "Ey Muhammed! De ki, Allah'ı seviyorsanız bana uyun, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah affeder ve merhamet eder." Âl-i İmrân, 3/31 "Sakın ha cahillerden olma." En'âm, 5/35 "Kim, Peygamber' e itâat ederse Allah'a itâat etmiş olur..." Nisâ, 4/80. "... Peygamber size ne verdiyse onu alın, size neyi yasakla-dıysa ondan da sakının..." Haşr, 59/7 "Allah ve Resûlü, bir işte hüküm verdiği zaman, artık inanmış bir kadın ve erkeğe, o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Resûlü'ne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur." Ahzâb, 33/36. "Kim, Allah'a ve O'nun elçisine karşı gelir ve O'nun sınırlarını aşarsa, Allah onu ebedî kalacağı ateşe sokar. Onun için alçaltıcı bir azap vardır." Nisâ, 4/14. "... Şâyet O'na itâat ederseniz doğru yolu bulursunuz..." Nûr, 24/54. "... Şüphesiz ki Sen sana inananları mutlaka doğru yola, göklerde ve yerde bulunan herşeyin sâhibi Allah'ın yoluna götürürsün." Şûrâ, 42/52-53. "Şüphesiz ki sen, onları doğru yola çağırıyorsun." Mu'minûn, 23/73.47 "Kim de kendisine doğru yol belli olduktan sonra Peygamber'e karşı gelir ve müminlerin yolundan başka bir yola uyarsa, onu döndüğü yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Ne kötü bir gidiş yeridir orası!" Nisâ, 4/115. "Bu böyledir. Çünkü onlar, Allah ve Resûlüne karşı çıktılar. Allah ve Resûlüne de kim karşı çıkarsa muhakkak ki, Allah'ın cezası çetin olur." Enfal, 8/13.44 "Peygamber müminler için kendi canlarından ileridir. O'nun eşleri de onların anneleridir..." Ahzâb, 33/6.45 "Şüphesiz ki Allah ve melekleri, Peygamber'e salât etmekte yani, O'nun şerefini gözetmekte ve şanını yüceltmekte dirler; o halde siz de îman edenler O'na salât edin yani, O'nun şanını yüceltmeye özen gösterin; O'na içtenlikle selâm edin esenlik dileyin." Ahzâb, 33/56. "Ey îman edenler! Allah ve Resûlü'nün önüne geçmeyin, Allah'dan korkun. Şüphesiz ki Allah her şeyi işiten ve her şeyi bilendir. Ey iman edenler, seslerinizi, Peygamber'in sesinden fazla yükseltmeyin, birbirinizle yüksek sesle konuştuğunuz gibi O'nunla da öyle yüksek sesle konuşmayın. Yoksa siz farkında olmadan amelleriniz boşa gider." Hucurât, 49/1-246 Sadet olarak ifade etmek gerekirse temel kural olarak anlaşılan ehli sünnet kaidesidir ve ehli sünnet kaidesinden asla taviz sonuç olarak alim diye tanıtılan kişilerin ve neşriyatlarının ehli sünnet kaidesine uyup,uymadığı incelenmesi ve ehli sünnet kaidesine uyuyorsa itibar edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Ehli sünnet kaidesine uymuyorsa kesinlikle ehli sünnet kaidesinden taviz verilmemesi gerekmektedir ve ehli sünnet kaidesine uymayan kişilerin ve neşriyatlarının yanlış bilgileri insanlara öğretilmemelidir. Buradan çıkan sonuca göre ilahiyatçı ünvanına sahip olanlara ve ilahiyatçıyım diyenlere çok büyük görevler düşmektedir. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın derseniz,çok büyük hata etmiş olursunuz. Sonuçta, İnsanlara doğruyu nasihat etmek sizin vazifenizdir. 1 Sizi rahatsız eden nedir? 2laf dediğiniz, iSLAM DiNi'dir. Kur'anı Kerim'in Ayetleri ve Hz. Muhammed hadis?i şerifleri kalpten Müslüman olduğunu söyliyen herkesi bağlayıcıdır. Hz. İsa şöyle beyanı vardır "Ben Allah'ın izniyle,pek çok hastaları tedavi edip onlara şifa verdim ve ölüleri ahmak adamı ıslah ve tedavi edemedim." hadis?i şeriflerinde şu şekilde haber vermektedir İbnu Amr İbni'l- Âs ra anlatıyor Resulullah sav buyurdular ki ? Dört haslet vardır; kimde bu hasletler bulunursa o kimse halis münafıktır. Kimde de bunlardan biri bulunursa, onu bırakıncaya kadar kendinde nifaktan bir haslet var demektir Emanet edilince hıyanet eder, konuşunca yalan söyler, söz verince sözünde durmaz, husumet edince haddi aşar.?Buhari, İman 24 Kur'anı Kerim'in Nisa Suresinin 138. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Münafıklara da haber ver ki, kendileri için çok acı bir azab vardır." Kur'anı Kerim'in Nisa Suresinin 145. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Şüphe yok ki, münafıklar ateşin en aşağı tabakasındadırlar. Ve elbette onlar için yardımcı da bulamazsın." Kur'anı Kerim'in Bakara Suresinin 14. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Onlar imân edenlere rastgelince, Biz imân ettik,» derler. Kendi şeytanları ile yalnız kalınca da, Biz sizinle beraberiz, biz ancak o imân edenler ile istihzâda bulunan kimseleriz,» derler." Kur'anı Kerim'in Bakara Suresinin 9. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Allah?ı ve îmân edenleri aldatmaya çalışırlar. Hâlbuki sâdece kendilerini aldatırlar da farkına varmazlar." Kur'anı Kerim'in Bakara Suresinin 11. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Onlara 'Yeryüzünde fesad çıkarmayın!' denildiği zaman ise 'Biz ancak ıslâh edici kimseleriz' derler." Kur'anı Kerim'in Bakara Suresinin 206. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Ona Allah'tan kork!» denildiği zaman da gururu kendisini daha çok günaha iter. Cehennem de onun hakkından gelir. O, gerçekten ne kötü yataktır." Kur'anı Kerim'in Nisa Suresinin 82. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Onlar hâlâ Kur'ân'ı gereği gibi düşünüp anlamaya çalışmazlar mı? Eğer o Allah'tan başkası tarafından indirilmiş olsaydı mutlaka onda birçok çelişkiler bulurlardı." Kur'anı Kerim'in Nisa Suresinin 14. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Her kim de Allah'a ve peygamberine isyan edip onun sınırlarını aşarsa Allah onu, içinde sonsuza dek kalmak üzere bir ateşe sokar ve ona alçaltıcı bir azap vardır." 3Cebrail ile indirilen Vahye iman etmeyenler,Azrail ile gelen ölüme teslim olucaklardır." 4Kur'anı Kerim'in Ali İmran Suresinin 19. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Muhakkak ki Allah katında yegâne din, İslâm?dır! Kendilerine kitab verilenleryahudi ve hristiyanlar, ancak kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki hasedden dolayı ihtilâfa düştüler. Artık kim Allah?ın âyetlerini inkâr ederse, artık şübhesiz ki Allah, hesâbı pek çabuk görendir." 21 Temmuz 2017 1155 Edip Kehribar Yasaklı İslam alemini tarikat ve cemaatler, islami terör örgütleri mahvediyor. EL KAİDE, TALİBAN, HİZBULLAH, HAMAS, EL FETH, BOKO HARAM, IŞİD, DEAŞ, FETÖ, vesaire.. Bizde ayrıca PKK, PYD eşkıyası da var. İslam alemini kan gölüne çevirdiler.. Kafalar kollar kesiliyor. ŞERİAT adına toplu katliamlar yapıyor ve bunu islamiyet adına yaptık diyorlar. Kafalarınden beyinler uçmuş durumda.. Hristiyanlar ve Putperest ülkeler BİLİMSEL ve TEKNİK gelişmelerle huzur içinde yaşarlarken, islam alemi nelerle uğraşıyor?.. Cehaletin içine garkoluyor. 21 Temmuz 2017 1158 Edip Kehribar Yasaklı ATATÜRK'ten önce, islam aleminde 1300 sene boyunca HAK-HUKUK, ADALET ve EŞİTLİK yoktu. 21 Temmuz 2017 1202 Şef İslam alemini tarikat ve cemaatler, islami terör örgütleri mahvediyor. EL KAİDE, TALİBAN, HİZBULLAH, HAMAS, EL FETH, BOKO HARAM, IŞİD, DEAŞ, FETÖ, vesaire.. Bizde ayrıca PKK, PYD eşkıyası da var. İslam alemini kan gölüne çevirdiler.. Kafalar kollar kesiliyor. ŞERİAT adına toplu katliamlar yapıyor ve bunu islamiyet adına yaptık diyorlar. Kafalarınden beyinler uçmuş durumda.. Hristiyanlar ve Putperest ülkeler BİLİMSEL ve TEKNİK gelişmelerle huzur içinde yaşarlarken, islam alemi nelerle uğraşıyor?.. Cehaletin içine garkoluyor. Edip Kehribar, 5 yıl önce - Alıntıya git Ben az okumuşsam,belirtmiş olduğum kaynakları ve daha fazlasını satın alında, siz benden daha fazla okuyun cahillikten kurtulursuz. Tabi işinize cehaletten kurtulmak için böyle bir teşebbüste bulunacağınızı hiç zannetmiyorum. Atatürk'ten bahsedersiniz fakat Atatürk'ün Elmalı Hamdi Yazır'a vermiş olduğu talimatla neşredilmiş Hak Dini Kur'an Dili adlı eseri okumassınız. Atatürk diyorki;"Ey efendiler, sorgulamayan kişi cahildir."Siz dünyaya at gözlüğüyle baktığınız için bu yazımıda göremezssiniz maalesef. Kaynaklarıda belirtiyorum. İşinize gelmediği için kolaya kaçıp çark ne kadar gizlemeye çalışsanızda papağan gibi aynı sözleri tekrarlamanızdan sırf kara cahil olduğunuz aydınlık lafı sizlerin karanlıkta olduğunuzu gösteriyor. Bununla birlikte sizler kendi kasabanızdan haber veriyorsunuz. Bense global dünyadan haber veriyorum. Aradaki fark apaçık bellidir. Acaba kim cahildir? Alın size kısa ve öz kaynak; Arnold toynbee isimli ingiliz tarihçi,Türkiye bir devletin yeniden doğuşu isimli kitabında şöyle beyan etmektedir "Kemalist devrim Türkleri öyle bir noktaya getirdi ki Türkler ne Müslüman gibi yaşayabiliryor ne de Hristiyanlığa geçebiliyor." » yani sizleri kastediyor. Burası forum olabilir lakin bu köşe laftan anlayanlar için,söylenenleri idrak edenler için,konu başlığı hakkında bilgi edinmek maksadıyla iyi niyet üzere açılmış bir bölümdür. Sizler gibi hazımsızlar,fitneciler ve fesatçılar habire provakötörlük yapıp duruyor,konuyu işgal edip sabote etmeye çalışıyorlar. Acaba sizler hangi emperyalist güçlerin uşaklarısınız? İngilteremi? Amerikamı?Belki daha farklı dış mihrakların uşaklarındansınızdır...Bunu sizler dipnottada belirtmiş olduğum üzere fuzuli kişiler ve fuzuli beyanlar olmasın dedim. Fakat içinize sindiremediğiniz için hazımsızlık yaşadığınızdan sayfalarca fuzuli beyanlarda bulundunuz ve fuzuli bir şekilde bu forum başlığını işgal tarihinden haberim vardır ve kendiniz gibi bihaber zannetmeyiniz. Kişi karşısındakini anlamayınca kendi gibi zannedermiş ve insan bilmediğine düşmandır. Lakin fuzuli işlerle sayfaları nasıl işgal ettiğinizin ispatı yazmış olduğunuz yazılarınızla açık ve nettir. Müslümanım,iSLAM Dinine kalpten iman ediyorum diyorsanız,Kur'anı Kerim'in Ayetleri,kalpten Müslüman olduğunu söyliyen herkesi bağlayıcıdır. Ayetin bir tanesini inkar eden hepsini inkar etmiş gibidir. Ayetin bir tanesini inkar eden dinden çıkar,yani kafir olur. Fakat müslüman olduğunuzu beyan ediyor ve Kur'anı Kerim'in Ayetlerine itiraz ediyorsanız,siz dil ile Müslüman olduğunuzu söyliyor,kalpten itiraz ve inkar ediyorsunuz demektir. Bu çelişkiden sizin münafık olduğunuz ortaya çıkar. Münafıklar dil ile iSLAM Dinine iman ettiklerini beyan ederler,kalpten iSLAM Dinini inkar ederler. Sizlerin iSLAM Dini hakkında hiçbirşey bilmediğinizde beyanlarınızdan bellidir. İşiniz sadece çamur at,izi kalsın misali konuyu ve içerisindekileri karalamaktır. Müslüman olabilmek için İslamın 5 şartı ve imanın 6 şartı inkar eden Müslüman olamaz. Şartlar açık ve nettir. İncelemek isteyenler linke baksınlar. Ayrıca insanın ilahiyatçı ünvanı olsun yada olmasın kendisini birşey zannetmesi ahmaklıkdır. Şeytanda alimdi,zalim oldu. Kur'anı Kerim'in Kehf Suresinin 50. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Yine o vakti hatırla ki biz, meleklere Âdem'e secde edin!» demiştik. İblis hariç olmak üzere onlar hemen secde ettiler. İblis cinlerdendi, Rabbinin emrinden dışarı çıktı. Şimdi siz beni bırakıp da İblis'i ve soyunu dostlar mı ediniyorsunuz? Halbuki onlar sizin düşmanınızdır. Zalimler için bu ne kötü bir değişmedir." Kur'anı Kerim'in Zumer Suresinin 9. Ayetinde mealen ilmin önemi şöyle beyan edilmektedir "Yoksa o, gece saatlerinde kalkan, secdeye kapanıp, kıyama durarak daima vazifesini yapan, ahireti hesaba katan ve Rabbinin rahmetini uman kimse gibi olur mu? De ki Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?» Ancak temiz akıl sahibi olanlar anlar" Peygamberimiz hadis?i şeriflerinde ilmin önemini şu şekilde haber vermektedir "Kim ilim tahsil etmek için bir yola girerse, Allah o kişiye cennetin yolunu kolaylaştırır." Müslim, Zikr 39. Ayrıca bk. Buhârî, İlim 10; Ebû Dâvûd, İlim 1 "Hidâyete davet eden kimseye, kendisine uyanların sevabı kadar sevap verilir. Bu onların sevaplarından da hiçbir şey azaltmaz." Müslim, İlim 16 "İnsanoğlu öldüğü zaman bütün amellerinin sevabı da sona erer. Şu üç şey bundan müstesnadır Sadaka?i câriye, istifade edilen ilim, kendisine dua eden hayırlı evlat." Müslim, Vasiyyet 14 "İlim tahsil etmek için yolculuğa çıkan kimse, evine dönünceye kadar Allah yolundadır." Tirmizî, İlim 2 "Allah'a yemin ederim ki, Cenâb?ı Hakk'ın senin aracılığınla bir tek kişiyi hidayete kavuşturması, senin, en kıymetli dünya nimeti olan kırmızı develere sahip olmandan daha hayırlıdır." Buhârî, Fezâilü'l?ashâb 9, Meğâzî 38; Müslim, Fezâilü's?sahâbe 34 ?İlim talep etmek / öğrenmek her Müslümana farzdır.?İbn Mace, Mukaddime, 17. Peygamberimiz hadis?i şeriflerinde fetva hakkındada şu şekilde haber vermekdedir "Ahir zamanda bir kavim ortaya çıkar. Cahiller başa geçerek insanlara fetvâ verirler. Böylece hem kendileri sapar hem de başkalarını saptırırlar." Buhari, İlim, 34; Müslim, İlim, 13Tirmizi, İlim, 5 ?Kadılar/ hakimler/ yargıçlar üç sınıftır. Birisi cennette, diğer ikisi ateştedir. Cennette olanı, hakkı bilip onunla hüküm verendir. İnsanlar arasında bilgisizce hüküm veren ile hakkı bilip hükümde haksızlık yapan ise ateştedir." Ebû Dâvud, Akdiye, 2; İbn Mâce, Ahkâm, 3 Peygamberimiz hadis?i şeriflerinde şu şekilde haber vermektedir "Hayra vesile olan,hayrı yapmış gibidir." Tirmizi,ilim 14 ?Yahudiler yetmiş bir 71 fırkaya ayrıldılar, biri hariç diğerlerin hepsi cehenneme girer. Hristiyanlar yetmiş iki 72 fırkaya ayrıldılar, biri hariç diğerlerin hepsi cehenneme girer. Bu ümmet de yetmiş üç 73 fırkaya ayrılacak, biri hariç hepsi cehennem girer.?Ebu Davud, Sünnet, 1; Tirmizî, İman,18; İbn Mace,Fiten, 17; İbn Hanbel, 2/332. "Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacak, bunların içinden bir fırkası ehl-i necat olacaktır." buyurmuş. Ashab sormuşlar "Yâ Resûlâllah, o kurtulan fırka hangi fırka olacaktır?" Şöyle cevap vermiş "Benim sünnetimden şaşmayanlar kurtulanlardan olacaktır! Yâni Ehl-i sünnet ve cemaat mensuplarıdır."Tirmizi, İman,18; İbnu Mace, Fiten, 17 "İlim tahsil etmek maksadıyla bir yola giden kimseye Allah Teâlâ cennet yollarından açar. Melekler, ilim ve tahsil edene karşı memnuniyetleri ve tevâzûleri sebebiyle kanatlarını yere sererler. Göklerde ve yerde olan her şey, hatta su içindeki balıklar, âlim için Allah'tan rahmet diler. Âlimin, bilmeden ibadet eden kimseye üstünlüğü, on dördündeki ayın, görünen diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir. Âlimler peygamberlerin varisleridir. Peygamberler ne altın ne de gümüş bırakmışlardır, onlar miras olarak sadece ilmi bırakmışlardır. Kim ilmi almışsa büyük ve değerli bir şey almış demektir." Ebû Davud, İlm, 1. "Allah'ım, bana öğrettiklerinle beni faydalandır; bana fayda sağlayacak ilim öğret, ilmimi artır." Tirmizî, Daavât, 128; "Faydasız ilimden Allah'a sığınırım." Tirmizî, Daavât, 68 buyurururdu. "Nebinizin sünnetini terk ederseniz, dalalete düşersiniz."Müslim, el-Mesacid, had. 257; en-Neseî, el-İmamet, 50 "Bir kimse benim getirdiğime değil, hevasına tabi olursa gerçek mü'min olamaz."Kasımi, Kavaidu?t-Tahdis, s. 53 "Sünnetimi terkedene Allah ve ben lanet ederiz."et-Tirmizi, el-Kader, 17 "Sünnetimden yüz çeviren benim yolumu takip etmiş değildir."el-Buhari, el-Kader, 17 "Bizim yolumuza uymayan bir işi yapanın bu ameli merduttur."el-Buhari, el-İ?tisam, 20; Müslim, el-Akdiye, 17,18 Kur'anı Kerim'deki Surelerde ve Ayetlerde mealen şöyle beyan edilmektedir "Ey İnananlar, And olsun ki, sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok anan kimseler için Allah'ın Resulü Hz. Peygamber en güzel örnektir." Ahzâb, 33/21. "... Peygamber size ne verirse onu alın, sizi neden menederse ondan geri durun; Allah'tan sakının, doğrusu Allah'ın cezalandırması çetindir." Haşr, 59/7 "Ey Muhammed! Eğer sana cevab veremezlerse, onların sadece heveslerine uyduklarını bil. Allah'tan bir yol gösterici olmadan hevesine uyandan daha sapık kim vardır? Allah zalim milleti şüphesiz ki doğru yola eriştirmez." Kasas, 28/50. "Ey Muhammed! De ki, Allah'ı seviyorsanız bana uyun, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah affeder ve merhamet eder." Âl-i İmrân, 3/31 "Sakın ha cahillerden olma." En'âm, 5/35 "Kim, Peygamber' e itâat ederse Allah'a itâat etmiş olur..." Nisâ, 4/80. "... Peygamber size ne verdiyse onu alın, size neyi yasakla-dıysa ondan da sakının..." Haşr, 59/7 "Allah ve Resûlü, bir işte hüküm verdiği zaman, artık inanmış bir kadın ve erkeğe, o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Resûlü'ne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur." Ahzâb, 33/36. "Kim, Allah'a ve O'nun elçisine karşı gelir ve O'nun sınırlarını aşarsa, Allah onu ebedî kalacağı ateşe sokar. Onun için alçaltıcı bir azap vardır." Nisâ, 4/14. "... Şâyet O'na itâat ederseniz doğru yolu bulursunuz..." Nûr, 24/54. "... Şüphesiz ki Sen sana inananları mutlaka doğru yola, göklerde ve yerde bulunan herşeyin sâhibi Allah'ın yoluna götürürsün." Şûrâ, 42/52-53. "Şüphesiz ki sen, onları doğru yola çağırıyorsun." Mu'minûn, 23/73.47 "Kim de kendisine doğru yol belli olduktan sonra Peygamber'e karşı gelir ve müminlerin yolundan başka bir yola uyarsa, onu döndüğü yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Ne kötü bir gidiş yeridir orası!" Nisâ, 4/115. "Bu böyledir. Çünkü onlar, Allah ve Resûlüne karşı çıktılar. Allah ve Resûlüne de kim karşı çıkarsa muhakkak ki, Allah'ın cezası çetin olur." Enfal, 8/13.44 "Peygamber müminler için kendi canlarından ileridir. O'nun eşleri de onların anneleridir..." Ahzâb, 33/6.45 "Şüphesiz ki Allah ve melekleri, Peygamber'e salât etmekte yani, O'nun şerefini gözetmekte ve şanını yüceltmekte dirler; o halde siz de îman edenler O'na salât edin yani, O'nun şanını yüceltmeye özen gösterin; O'na içtenlikle selâm edin esenlik dileyin." Ahzâb, 33/56. "Ey îman edenler! Allah ve Resûlü'nün önüne geçmeyin, Allah'dan korkun. Şüphesiz ki Allah her şeyi işiten ve her şeyi bilendir. Ey iman edenler, seslerinizi, Peygamber'in sesinden fazla yükseltmeyin, birbirinizle yüksek sesle konuştuğunuz gibi O'nunla da öyle yüksek sesle konuşmayın. Yoksa siz farkında olmadan amelleriniz boşa gider." Hucurât, 49/1-246 Sadet olarak ifade etmek gerekirse temel kural olarak anlaşılan ehli sünnet kaidesidir ve ehli sünnet kaidesinden asla taviz sonuç olarak alim diye tanıtılan kişilerin ve neşriyatlarının ehli sünnet kaidesine uyup,uymadığı incelenmesi ve ehli sünnet kaidesine uyuyorsa itibar edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Ehli sünnet kaidesine uymuyorsa kesinlikle ehli sünnet kaidesinden taviz verilmemesi gerekmektedir ve ehli sünnet kaidesine uymayan kişilerin ve neşriyatlarının yanlış bilgileri insanlara öğretilmemelidir. Buradan çıkan sonuca göre ilahiyatçı ünvanına sahip olanlara ve ilahiyatçıyım diyenlere çok büyük görevler düşmektedir. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın derseniz,çok büyük hata etmiş olursunuz. Sonuçta, İnsanlara doğruyu nasihat etmek sizin vazifenizdir. 1 Sizi rahatsız eden nedir? 2laf dediğiniz, iSLAM DiNi'dir. Kur'anı Kerim'in Ayetleri ve Hz. Muhammed hadis?i şerifleri kalpten Müslüman olduğunu söyliyen herkesi bağlayıcıdır. Hz. İsa şöyle beyanı vardır "Ben Allah'ın izniyle,pek çok hastaları tedavi edip onlara şifa verdim ve ölüleri ahmak adamı ıslah ve tedavi edemedim." hadis?i şeriflerinde şu şekilde haber vermektedir İbnu Amr İbni'l- Âs ra anlatıyor Resulullah sav buyurdular ki ? Dört haslet vardır; kimde bu hasletler bulunursa o kimse halis münafıktır. Kimde de bunlardan biri bulunursa, onu bırakıncaya kadar kendinde nifaktan bir haslet var demektir Emanet edilince hıyanet eder, konuşunca yalan söyler, söz verince sözünde durmaz, husumet edince haddi aşar.?Buhari, İman 24 Kur'anı Kerim'in Nisa Suresinin 138. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Münafıklara da haber ver ki, kendileri için çok acı bir azab vardır." Kur'anı Kerim'in Nisa Suresinin 145. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Şüphe yok ki, münafıklar ateşin en aşağı tabakasındadırlar. Ve elbette onlar için yardımcı da bulamazsın." Kur'anı Kerim'in Bakara Suresinin 14. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Onlar imân edenlere rastgelince, Biz imân ettik,» derler. Kendi şeytanları ile yalnız kalınca da, Biz sizinle beraberiz, biz ancak o imân edenler ile istihzâda bulunan kimseleriz,» derler." Kur'anı Kerim'in Bakara Suresinin 9. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Allah?ı ve îmân edenleri aldatmaya çalışırlar. Hâlbuki sâdece kendilerini aldatırlar da farkına varmazlar." Kur'anı Kerim'in Bakara Suresinin 11. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Onlara 'Yeryüzünde fesad çıkarmayın!' denildiği zaman ise 'Biz ancak ıslâh edici kimseleriz' derler." Kur'anı Kerim'in Bakara Suresinin 206. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Ona Allah'tan kork!» denildiği zaman da gururu kendisini daha çok günaha iter. Cehennem de onun hakkından gelir. O, gerçekten ne kötü yataktır." Kur'anı Kerim'in Nisa Suresinin 82. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Onlar hâlâ Kur'ân'ı gereği gibi düşünüp anlamaya çalışmazlar mı? Eğer o Allah'tan başkası tarafından indirilmiş olsaydı mutlaka onda birçok çelişkiler bulurlardı." Kur'anı Kerim'in Nisa Suresinin 14. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Her kim de Allah'a ve peygamberine isyan edip onun sınırlarını aşarsa Allah onu, içinde sonsuza dek kalmak üzere bir ateşe sokar ve ona alçaltıcı bir azap vardır." 3Cebrail ile indirilen Vahye iman etmeyenler,Azrail ile gelen ölüme teslim olucaklardır." 4Kur'anı Kerim'in Ali İmran Suresinin 19. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Muhakkak ki Allah katında yegâne din, İslâm?dır! Kendilerine kitab verilenleryahudi ve hristiyanlar, ancak kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki hasedden dolayı ihtilâfa düştüler. Artık kim Allah?ın âyetlerini inkâr ederse, artık şübhesiz ki Allah, hesâbı pek çabuk görendir." 21 Temmuz 2017 1204 Edip Kehribar Yasaklı Aziz TÜRK ulusu olarak, Arap karanlığından ATATÜRK sayesinde çıkarak, aydınlıklara erişmiştik. Atatürk; hem işgalci Haçlıları ve hem de vayanımızı satan işbirlikçi saltanat ve hilafetçileri yenerek bizi kurtarmıştır. O bir dahi idi. Toplam 220 mesaj
Türkiyede medrese var mı? Bu amaçla Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 3 Mart 1924’te Tevhid-i Tedrisat Öğretim Birliği Kanunu kabul edildi. Bu kanunla, medreseler kaldırıldı ve Türkiye Cumhuriyeti sınırlan içindeki bütün okullar, Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlandı. Istanbul’da medrese var mı? İstanbul Medreselerinin çoğu eski İstanbulun önemli yerleşim yeri olan ve Suriçi’nde bugün Fatih ilçesi sınırlarında kalan bölgede idi. Bugün bunların yirmi kadarı ayakta olup ilgi bekler durumdadır. Bu medreselerin en önemlisi hiç şüphesiz Fatih Medreseleridir. Medrese okuyan ne olur? Medreseler sayesinde orta ve yüksek seviyelerde ihtiyaç duyulan eğitim ve öğretimin verilmesi amaçlanmıştır. Medreselerde verilen eğitimler ile beraber öğrenciler mezun olduklarında müftü, kadı, hekim, matematikçi ve astronom olabilirler. Medrese kaç yılda biter? Medresede 8-12 yıl arasında bir eğitim süreci var. Bu süreç talebelerin Kur’an-ı Kerim okumasıyla başlar. Ardından hadis, tefsir, fıkıh, Arap Dili ve Edebiyatı, tasavvuf ve ahlaki eğitimler alır. Medresemizde yatılı kalan talebeler çok sıkı bir eğitimden geçiriliyor. Hangi illerde medrese var? TARİHİN TANIKLARI MEDRESELER Tarihin Tanıkları Medreseler. İkinci Bayezid Külliyesi – Edirne. Kapı Ağası Medresesi – Amasya. Yakutiye Medresesi – Erzurum. Çifte Minareli Medrese – Erzurum. Sahabiye Medresesi – Kayseri. Cacabey Medresesi – Kırşehir. İnce Minareli Medrese – Konya. Gök Medrese hangi ilde? Gök Medrese ya da diğer adıyla Sahibiye Medresesi, Sivas’ta yer alan medresedir. Anadolu Selçuklu Devleti döneminde, batı yönünde giriş kapısının yer aldığı ana büyük kapı üzerindeki kitabesinden anlaşıldığına göre 1271 yılında Sahip Ata Fahrettin Ali tarafından Mimar Kaluytan’a Kaluyan el-Konevi yaptırılmıştır. Medrese eğitimi var mı? Bu amaçla Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 3 Mart 1924’te Tevhidi Tedrisat Öğretim Birliği Kanunu kabul edildi. Bu kanunla, medreseler kaldırıldı ve Türkiye Cumhuriyeti sınırları içindeki bütün okullar, Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlandı. Medresenin anlamı ne? Medrese, Müslüman ülkelerde orta ve yükseköğretimin yapıldığı eğitim kurumlarının genel adıdır. Medrese kelimesi Arapça ders درس kökünden gelir. Medreselerde ders verenlere “müderris”, onların yardımcılarına “muid”, okuyanlara “danışmend”, “softa” veya “talebe” adı verilir. Kızlar medreseye gider mi? Kadınların klasik dönemde Osmanlı Devleti’nde yararlandığı tek eğitim kurumu sıbyan mektepleriydi. Medreseler kızların eğitim alabildiği bir kurum değildi. Medresede ne yapılır? Medreselerde ağırlıklı olarak Kuran, kıyas, icma, fıkıh, kelam gibi dini dersler okutulurken, Nizamiye medreselerinde hem pozitif bilimler hem de dini bilimler birlikte okutulmuştur. Medrese eğitimi kaç yaşında başlar? Türkiye’de onlarca gerici dernek ve vakıf üzerinden yapılan bu eğitimlerden biri de İstanbul Sultangazi’de gerçekleştiriliyor. Çocuklar daha 4 yaşında… Türkiyedeki medreseler nelerdir? TARİHİN TANIKLARI MEDRESELER Tarihin Tanıkları Medreseler. İkinci Bayezid Külliyesi – Edirne. Kapı Ağası Medresesi – Amasya. Yakutiye Medresesi – Erzurum. Çifte Minareli Medrese – Erzurum. Sahabiye Medresesi – Kayseri. Cacabey Medresesi – Kırşehir. İnce Minareli Medrese – Konya. Konya Karatay Medresesi kime ait? Karatay Medresesi, Konyada bulunan Selçuklu dönemine ait yapı. Sivas Gök Medrese hangi amaçla yapılmıştır? 1271 yılında Çifte Minareli Medrese ve Gök Medrese de din eğitimi ve hukuk gibi bilim dallarına ait eğitim ve araştırma faaliyetleri göstermiştir. Gök bilimleri üzerine çalışma yapılması adına da Burûciye Medresesi yaptırılmıştır. Ayrıca bu medreseler ilmî olarak gelişmelere de kaynak olma görevi üstlenmiştir. Medreselerde nasıl eğitim verilir? Medreselerde verilen dersler Medreselerde ağırlıklı olarak Kuran, kıyas, icma, fıkıh, kelam gibi dini dersler okutulurken, Nizamiye medreselerinde hem pozitif bilimler hem de dini bilimler birlikte okutulmuştur. Bu eğitim sisteminde batinilik ve şiilik arasında fikri mücadele amaçlanmıştır.
Türkiyede kamp yapılacak yerler o kadar fazla ki, ülkemiz tüm güzelliklerinden faydalanabileceğimiz bir coğrafyaya sahip. Havası, güneşi, denizi, doğası, ne kadar özel bir ülkede yaşadığımızın kanıtı. Sizin için tatil; doğa ile iç içe olmak yani kamp yapmaksa eğer, bu yazımızı yıldızlı notlarınız arasına ekleyebilirsiniz. Bu yazımızda belki daha önce gittiğiniz belki de sadece duyup hiç görmediğiniz kamp alanlarından bahsedeceğiz. Siz de karavanınıza atlayıp veya çadırınızı yanınıza alıp doğanın sesini dinlemek için kamp hayalleri kuruyorsanız eğer, yazımızı okuduktan sonra hemen harekete geçebilirsiniz. Türkiyede Kamp Yapılacak Yerler Yedigöller Milli Parkı – Bolu Bolu ilimiz sınırları içerisinde bulunan Yedigöller Milli Parkı, en çok tanınan ideal kamp alanlarından biridir. Kimisi fotoğraflardan tanır bu muhteşem bölgeyi, kimi ise fotoğraf karelerini yakalayacak kadar yakından tanımıştır. Yedigöller’de kamp yapmanın tadı anlatılmaz, yaşanır. Muhteşem coğrafyasıyla ilkbahar, yaz ve sonbaharda kamp yapmaya elverişli bir yerdir. Burada kamp yaparken fotoğraf çekebilir, yürüyüş yapabilir hatta oltayla balık tutabilirsiniz. Kamp alanında elektrik bulunmamakta, dikkatli olmak şartıyla ateş yakmak serbest. Doğanın içinde, doğanın dilini en kolay öğreneceğiniz kamp alanı olan Yedigöller Milli Parkı, kampçılığa yeni başlayanlar için en doğru noktalardan birisidir. İnbükü Orman Kampı – Marmaris Muğla ilimizin Marmaris bölgemizde kamp yapabileceğiniz birçok alternatif bulunuyor. Gelelim İnbükü Orman Kampı’na… Eğer ki bir kamping tesisinden ziyade doğanın zor koşullarını yaşayacağınız heyecanlı bir kamp düşlüyorsanız, İnbükü Orman Kampı’nı görmenizi öneririz. 140 çadır kapasitesi olan bölgede sadece çadır değil ayrıca karavanlara da yer var. İnbükü Orman Kampı alanında balık tutabilir, denize girebilir ve bisiklete binebilirsiniz. Bölgede Çubucak Orman Kampı bütün sene boyunca hizmet vermektedir. Kelebekler Vadisi – Ölüdeniz Muğla ilimizde bulunan Kelebekler vadisi, son zamanlarda en meşhur vadilerden, en özel keşiflerden birisidir. Fethiye’de, denize girebileceğiniz hem de oksijen dolu bir doğada, ulaşımı zor gizemli bir koyda tabiatın tadını çıkarabileceğiniz birazda zorlu bir kamp yeri. Tüm bunları yaparken paraşüt heyecanını da yaşamalısınız. Kelebekler Vadisi’nde çadır kapasitesi 120’lere kadar çıkıyor. Kamp alanında dalış eğitim programları bile var. Elektrik, tuvalet ve duş hizmetleri günün belli saatlerinde ücretsiz olarak veriliyor ve kamp alanına günlük uygun fiyatlarla giriliyor. Çadırda rahat edemeyen misafirleriniz varsa eğer, etraftaki bungalovlara yönlendirebilirsiniz. Yazılı Kanyon – Isparta Yazılı Kanyon, Isparta ilimiz sınırları içerisinde yer alıyor. Bölgede kamp yapmak anlattığımız diğer kamp yerlerine göre daha rahat. Çünkü yanınıza yiyecek getiremediyseniz eğer, kanyondaki balık çiftlikleri ve küçük işletmelerden faydalanabilirsiniz. Küçük işletmeler genellikle Kendin pişir kendin ye’ hizmeti veriyor. Kanyonda küçük gezintiler yapıp tarihi yazıtlara ve köprülere şahit olabilirsiniz. Aynı zamanda yüzmek için muhteşem yerler de keşfedebilirsiniz. Köprülü Kanyon – Antalya Köprülü Kanyon milli park olarak koruma altına alınmıştır. Bu kamp dünyanın en zengin bitki çeşidini içinde barındırıyor. Antalya sınırları içerisinde yer alan kanyonda karavanınız veya çadırlarınızla kamp yapabilirsiniz. Tabii kamp bölgesini de seçebilme alternatifiniz bulunuyor. Kanyon bitişindeki Karabük Köyü, Köprüçay Irmağı kenarında bulunan Beşkonak Köyü, Altınyaka Köyü ve Selge Antik Kenti arasındaki kamp alanlarından birini tercih edebilir veya tatilinizde tüm bu alanlarda kısa aralıklarla konaklayıp doğanın değişik hallerine tanıklık edebilirsiniz. Kanyonda çadır ve kamp malzemesi satın alacak yerlerde bulunuyor. Köprülü Kanyon’da yapacağınız kamp günlerinde rafting heyecanını yaşamayı da unutmazsınız. Akyaka/ Gökova Orman Kampı – Gökova Aslına bakarsanız Akyaka – Gökova’da ister Azmak Nehri yanına isterseniz de muhteşem çam ağaçlarının gölgesine, canınız nerede kalmak isterse çadırınızı oraya kurabilirsiniz. Denize yakınlığıyla, 70 karavan ve 300 çadır kapasitesiyle, aynı zamanda içerisinde barındırdığı 8 koyla görülmesini şiddetle tavsiye ettiğimiz bir kamp alanı da Gökova Orman Kampı. Bölge Muğla ilimizin Akyaka Gökova beldesinde yer almakta. Bu kamp alanı, diğer bölgelere göre daha fazla alternatif sunuyor. Gökova Orman Kampı’nda market, elektrik, sıcak-soğuk su, çamaşırhane imkânı, mutfak ve bulaşıkhane hizmetleri mevcuttur. Ayrıca en güzel alternatiflerinden biri de bölgenin su sporlarına elverişli olması. Gökova Orman Kampı’ndaki 8 koydan arzu ettiğinizde yüzebilir ve doğanın içinde keyifli zamanlar geçirebilirsiniz. Kampa giriş ücretleri de oldukça uygun. Tabii karavan kampı için farklı, çadır kampı için farklı ücretler talep ediliyor. Burada daha fazla kalmak isterseniz yiyecek derdini hiç düşünmeyin. Kamp bölgesinde ki restoranlar bu konuda size her zaman yardımcı olacaktır. İğneada Longoz Ormanları – Kırklareli Türkiye’nin eşsiz güzellikleri arasındaki İğneada, güneşiyle, kumsalıyla, İğneada Longozuyla, birçok doğa sporlarıyla kamp yapılabilecek muhteşem yerlerden biri. İğneada da birçok kamp alanı bulmak mümkün. Küçük bir keşif yaptıktan sonra beğendiğiniz kamp alanına yerleşebilirsiniz. İğneada da kamp yapmanın tabi ki zor tarafları da var. Mesela su sıkıntısı var ve bazı bölgelerde sinek problemi de yaşayabilirsiniz. Genellikle kısa bir kamp yapmak isteyenler için ideal bir yer diyebiliriz. Nemrut Dağı Milli Parkı – Adıyaman Dünyanın en etkileyici gün doğumu ve gün batımının yaşandığı Nemrut Dağı, tarihi Kommagene Krallığı’nın geriye bırakmış olduğu heykellerle turistler tarafından en merak edilen noktalar arasında yerini almış durumda. E tabii Nemrut Dağı’na kadar çıkıp da güneşin doğuşunu ve batışını görmemek olmaz. Nemrut Dağı Milli Parkı’ndaki kamp alanlarının birine yerleşerek bir iki gün kalabilirsiniz. Bölgede muhteşem fotoğraflar çekebilir, yürüyüşler yapabilirsiniz. Nemrut Dağı’nda kamp yapmak istiyorsanız eğer, ilgili acentalarla anlaşarak gitmenizi öneririz. Nemrut Dağı’na en kolay ulaşım Malatya’dan gerçekleşiyor. Bafa Gölü – Milas Muğla ilimiz sınırları içerisinde yer alan, Ege Bölgesi’nin en büyük gölü olan Bafa, muhteşem doğasıyla sizi çağırıyor. Yaklaşık 2000 yıl önceye dayanan geçmişi ile Bafa Gölü, antik dönemin ünlü filozofu Heraklit’in memleketi olarak biliniyor. Aynı zamanda bir kuş cenneti de olan Bafa, Bizans manastırları ve savunma yapıları bulunan Menet Ada, İkizce Ada, Kargı Asarı Ada ve Kapkırı adaları bulunuyor. Burada kamp yapmanın yanı sıra aynı zamanda bölgede trekking turlarına katılarak gölü ve çevresini keşfedebilirsiniz. Salda Gölü – Burdur Türkiye’nin en dikkat çeken göllerinden biri olan Salda, beyaz kumları ve berrak suyuyla oldukça davetkârdır. Gölün hemen kıyısına çadırınızı kurabileceğiniz gibi yakında ki ormanlık alana da çadırınızı kurabilirsiniz. Göl suyunun zengin mineral yapısı şifa kaynağı olarak kabul ediyor. Ülkemizin en temiz gölleri arasında yer alan Salda da yüzmek de oldukça keyiflidir. Kömür Limanı – Saros Körfezi Kömür Limanı özellikle dalış sporuyla ilgili olanların yoğun ilgi gösterdiği bir kamp alanı olsa da dalış yapmadan da çok keyifli zaman geçirebilirsiniz. Koyun denizi oldukça temiz ve berrak bir suya sahip. Ayrıca ağustos ayında bile buz gibi soğuk bir su. Limanda temiz su kaynağı ve tuvalet bulunduğunu da hemen belirtelim. Buraya girişin ücretli olduğunu da hatırlatalım. Torkul Gölü – Düzce Düzce şehir merkezine otuz kilometre mesafede bulunan Torkul yaylası ve göleti özellikle de bahar aylarında kamp yapmak için oldukça idealdir. Çünkü bu aylarda doğanın muhteşem renklerine tanık oluyorsunuz. Bölge sadece doğa ve siz baş başasınız, herhangi bir tesis bulunmamaktadır. Bu yüzden buraya gelirken hazırlıklı gelmeye özen gösterin. Kaş – Antalya Kaş’ta kampçılar için ayrılmış bir bölge ve bir işletme var. Bu işletmede karavan, çadır ve bungalov alanları mevcut. İşletme olmasından dolayı her şey temiz ve düzenli. Alanda ortak banyolar ve bir de kafe var. Denize sıfır konumda yer alan kampın denizi ve plajı da oldukça temiz. Çamardı – Aladağlar/ Niğde Aladağlarda her yer sizin. İrili ufaklı göletlerin bulunduğu bu dağlarda istediğiniz göletin yanına çadırınızı kurarak doğayla baş başa kalabilirsiniz. Fakat çadır yerine biraz da bungalov tarzı bir konaklama ararsanız, bölgede profesyonel hizmet veren bir işletmede mevcut. İşletmede bungalovların yanı sıra bir de kafe olup misafirlere hizmet vermektedir. Kabak Koyu – Fethiye Sanki sadece kampçılara ait bir koy edasıyla misafirlerini, ağırlamaya devam ediyor Kabak koyu. Büyük tesislerin yer almadığı koyda, bungalov ve çadır kampı işletmeleri bulunuyor. Bulunduğu doğayla uyum içerisinde butik otel tarzında tesislerin hizmet verdiği bu koyda rahat bir şekilde konaklamanızı yapabilirsiniz. Kaçkarlar – Rize Kaç tane karlı dağ Kaçkarlar kadar heybetli? Dört mevsim karlı tepeleri, zengin florası, yeşilin her tonuna sahip doğası ve gür ormanlarıyla Kaçkarlar insanı adeta bir mıknatıs misali kendine çekiyor. Dağların zirvesinde bulunan göller de görülmeye değer noktalardan. Kavrun Yaylası, Tatos gölleri, Galerdüzü, Dilberdüzü gibi yerlerde kamp yapmak için oldukça ideal yerlerden. Borçka Karagöl – Artvin Borçka’yla arasında 25 km mesafe bulunana Karagöl’e, Borçka Macahel yolundan hemen sonra Karagöl yoluna saparak ulaşıyorsunuz. Yemyeşil bir alanı kaplayan Karagöl’deki bu kamp alanı ziyaretçilerine dört mevsim muhteşem güzellikler sunuyor. Kamp alanında belediyeye ait bir tesis mevcut. Tesis olsa da siz ne olur ne olmaz diyerek mutlaka hazırlıklı gidin. Karagöl’de balık tutmanın yasak olduğunu da hemen belirtelim. Ayrıca Karadeniz’in diğer güzelliklerini yakından görmek için Karadeniz Turu İçin Gezilecek Önemli Yerler başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz. Adrasan – Antalya Türkiyede Kamp Yapılacak Yerler Bizler Adrasan için Olimpos’un arka bahçesi diyoruz. Adrasan da hizmet veren çok sayıda tesis bulunmaktadır. Fakat doğanın kucağında her sabah dalga sesleriyle uyuyup uyanmak istiyorsanız çadırınızı alın ve hemen sahile en yakın mesafedeki ağacın altına kurun.
Kütüphane Haftası dolayısıyla çalışmalarımızı yürütmek için kullandığımız değerli kütüphanelerimize blog sayfamızda yer vermek istedik. Bu listelemeyi yaparken daha çok el yazmalarının bulunduğu kütüphanelere öncelik verdik. Bunun sebebi gelişen teknoloji nedeniyle, her bilgiye saniyeler içerisinde ulaşabilir oluşumuz. Ve bu durumun ansiklopedi ve nadir eserleri geri plana atmamıza sebep olması. İlber Ortaylı’nın ’beşeriyetin hafızası’’ diye adlandırdığı ve yüzyıllar boyu muhafaza edilen bu kıymetli eserleri ve kitaplıkları yazımızda anmak istedik. Hatırlatmak istediğimiz bir diğer konu ise linke tıklayarak ulaşabileceğiniz Libro Projesi. Kitapların muasır medeniyet seviyesine çıkmakta bir köprü olduğunu biliyor ve alanında uzmanlaşmış kişilerin önerdikleri kitapları, okuyucularımızla buluşturmayı kendimize bir görev atfediyoruz. Somut olarak dokunup sayfalarını çeviremediğimiz ama okuyabildiğimiz e-kitap teknolojisinden ilham aldık ve kütüphane kelimesinin anlamını da biz genişlettik. Tavsiye kitaplarla bir nevi e-kütüphane kurduk ve siz değerli okuyucularımıza bu hizmeti sunduk. Okuduklarınızdan ilham almanız dileğiyle.. Gelelim Türkiye’nin önemli kütüphanelerine Atatürk Kitaplığı 10 Temmuz 1939’da Belediye Müzesi ve Kütüphanesi olarak açılan Atatürk Kitaplığı, çok kısa zamanda bağışlanan binlerce kitaptan ötürü medrese binasına sığmaz olunca, 3 Mart 1981 yılında Taksim Mete Caddesi’nde bulunan günümüzdeki binasına taşınmıştır. yakın kitap bankası olan kütüphaneyi öğrenim seviyesi fark etmeksizin birçok vatandaş kullanmaktadır. Bulundurduğu özel koleksiyonların dijitalize edilerek asıllarının yıpranmasının ve kaybolmasının önüne geçilmektedir. Süren çalışmalara rağmen şimdiden sayfa dijital ortama aktarılmış halde. aşkın el yazmaları, kartpostallar, atlas ve haritalar gibi biricik sanat eserleri bulunmaktadır. Birden çok okuma salonu da olan bu hazineyi keşfetmek isteyenler aşağıda adresi bulabilirsiniz. Yer Miralay Şefik Bey Sok. No 6 Taksim, Beyoğlu – İstanbul Çalışma Saatleri Her Saat Çalışma Günleri Her Gün Beyazıt Devlet Kütüphanesi İlk devlet kütüphanemizdir ve 24 Haziran 1884 tarihinden bu yana hizmet vermektedir. İlk olarak; Fatih Sultan Mehmet Han’ın oğlu Sultan II. Beyazıt tarafından, on altıncı yüzyılda yapılmış olan 17 kubbeli Beyazıt Külliyesi’nin imarethane bölümünde, 6 kubbesi kütüphane olarak kullanıma açılmıştır. Zamanla artan doküman sayısı hizmetin, 17 kubbenin tamamına yayılmasına ve ardından kütüphaneye ek binaların dahil edilmesine neden olmuştur. Ülkemiz kütüphanelerinden birçok yönde ilk olma özelliğinden ötürü ayrılmaktadır İlk cilt atölyesi ve matbaa Beyazıt Kütüphanesi’nde kurulmuştur. Bunun yanı sıra 24 Nisan 1952 yılında kütüphanenin bir bölümünde Türkiye’nin ilk tam donanımlı Beyazıt Çocuk Kütüphanesi’’ isminde çocuk kitaplığı kurulmuştur. Yer sorunu nedeniyle 1961 yılında kapatılmıştır. Kütüphane dokümanın üzerinde olduğu ve okuyucuların ulaşabilir kitap sayısının ise adet olduğu kütüphanenin resmi sayfasında belirtilmektedir. adet afiş gibi kitap dışı materyal de kütüphane hazinesini çeşitlendirmekte. 724 hizmet veren kütüphanede kaynak tarama yapmak istiyorsanız işte resmi sayfasına tıklayabilirsiniz. Yer Beyazıt Mh., Çadırcılar Cd. No4, 34126 Fatih/İstanbul Çalışma Saatler 7/24 Çalışma Günleri7/24 Milli Kütüphane Milli Kütüphane’nin açılması çalışmaları 1946 yılı gibi yakın bir tarihe dayanmaktadır. Türkiye vatandaşlarının aydınlanmasına gönül veren kişi ve kuruluşların desteğiyle kısa zamanda binası, barındırdığı kitaplara yeterli gelmeyince ek binalar yapılmış. Bir süre sonra buna rağmen alan yeterli gelmeyince günümüzdeki binasına, Bahçelievler Mahallesi’ne taşınmıştır. Hafta içi hizmet vermekte olan kütüphane hafta sonu kullanıma açık. Tavsiyemiz kütüphaneye gitmeden önce resmi internet sitesinden doluluk oranına bakmanız. Milli Görme engelli vatandaşlarımız için sesli kitap hizmeti de sunan kütüphaneden çalışmalarınız için materyal talebi formu doldurabilir ve bu imkandan yararlanabilirsiniz. Kitap ve dokümanca zengin olan Milli Kütüphane’de cumhuriyetle ilgili özel koleksiyonlar da bulunmaktadır. Online olarak kitap ayırtma talebinde de bulunabilir ve çalışmalarınız esnasında kaynak temini telaşına düşmekten kurtulabilirsiniz. Üye kayıt bölümü hafta içi ve saatleri arasında hizmet vermektedir. Yer Bahçelievler Son Durak 06490 Çankaya/Ankara Çalışma Saatler Hafta içi hafta sonu Çalışma Günleri Her Gün İzmir Milli Kütüphane Pazar günleri kapalı olan ve diğer günler arası hizmet veren İzmir Milli Kütüphanesi, 1912 yılından beri aynı isimle okuyucularına hizmet vermektedir. Resmi internet sitesinde 2009 verileri paylaşılmış olan kütüphanenin o yılda adet kitabı bulunmakta imiş. Aradan geçen on yıl sürede bu sayının ne kadar arttığını kestirmek mümkün değil. Yüzyılı aşkın süredir var olan kütüphanenin tarih kokan binasını ziyaret etmek isteyen okuyucularımız için adresini paylaşmakta fayda gördük Yer Milli Kütüphane Caddesi No39 Konak / İzmir Çalışma Saatler Çalışma Günleri PZT-CMT arası Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı’na bağlı birbirinden özel parçaların itinayla korunduğu kütüphaneden güncel ve güzel bir haber getirdik Cahit Öztelli ve Yüksek Muallim Mektep koleksiyonlarının tasnifi tamamlanmış ve araştırmacılarının hizmetine sunulmuş durumda. Ayrıca Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi’nin okuma salonu restore edilmiş ve yeni yüzüyle okuyucularını beklemekte. Ülkenin dört bir yanına dağılmış olan eşsiz eserleri derleyip korumak maksadıyla kurulan kütüphanede 152 ayrı koleksiyon bulunmaktadır. İçerisinde Ayasofya ve Laleli gibi padişah kütüphanelerindeki mevcut eserlerin de bulunduğu kütüphane, okuyucularına e-kitap hizmeti de sunmaktadır. Dünya üzerinde tek nüshası bulunan ve çoğu, padişahlara hediye gelen el yazmaları da kütüphane tarafından muhafaza edilmektedir. Atıf Efendi, Köprülü, Nuri Osman ve Ragıp Paşa isimli dört tane yazma eser kütüphanesi de Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi’ne bağlı hizmet vermektedir. Yer Süleymaniye Mahallesi, Kanuni Medresesi Sk. No24, 34116 Fatih/İstanbul Çalışma Saatler 0830-2300 Çalışma Günleri Her Gün Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı Ülkemizin en güzel ilk ve teklerinden olan kadın merkezli arşiv ve kütüphane 1990 yılından beri okuyucularına hizmet vermektedir. Sayısız koleksiyon ve dokümanın bulunduğu kütüphanede; özel arşivler, nadir eserler, sempozyum bildirileri ile zengin bir kitaplığı bulunuyor. Vakıfta Osmanlı’dan bu yana kadınların yazmış olduğu mektuplar, günlükler, gazete kupürleri ve nice eser çeşidi okuyucusunu beklemekte. Uluslararası birçok projeye ev sahipliği yapan kütüphanenin halen yürütmekte olduğu projeleri de mevcut. Yer Balat Mahallesi, Kadir Has Kavşağı No8, 34083 Fatih/İstanbul Çalışma Saatler 0900-1800 Çalışma Günleri Hafta içi Salt Galata Kütüphane binası, Osmanlı Bankası olarak inşa edilip uzun yıllar banka olarak kullanılmış. Bina girişinde okuyucularını ’Dostlardan aldığın her şey kaderin dışında kalır. Ancak vermiş oldukların her zaman için servetin olacaktır.’’ anlamını taşıyan Latince bir tabela karşılıyor. Girişler hem ücretsiz hem herhangi bir kayıt gerektirmiyor. Fotoğraf çekmek için bile girip çıkılabilir tarihi bir mekan. Salonun ortasında banka kasası şeklinde yapı bulunuyor. Kasanın içerisinde ise tarihi belgeler sergileniyor. Salt Galata aslında Salt Araştırma’nın bir alt kolu. Salt Araştırma, sitesinden aşkın eserin dijital haline ücretsiz ulaşabileceğiniz bir hizmet sunmakta. Yakın geçmişte yeniden restore edilmiş ve son zamanlarda çok gözde olan bu mekanın üçüncü katı arşiv şeklinde düzenlenmiş durumda. Mekanın tercih edilme sebeplerinden birisinin de dekorun dilediğinizce değiştirilebilirliğinden olduğunu düşünüyoruz. Masanızı, koltuğunuzu dilediğiniz yöne çekebiliyorsunuz. Vizelere çalışmak için uygun bir yer diyenler için adresi Yer Arap Cami Mahallesi, Bankalar Cd. No11, 34420 Beyoğlu/İstanbul Çalışma Saatler Hafta , Hafta sonu Çalışma Günleri Pazartesi günü kapalı İnebey Yazma Eser Kütüphanesi Bursa’da bulunan kütüphanenin binası İnebey Medresesi’ni Yıldırım Beyazıt zamanında Subaşı İnebey yaptırılmıştır. 12 sütunla çevrelenen avlunun ve diğer bölümlerin mimari özellikleri 14. Yüzyıla ait. Medrese içinde yer alan kütüphane, bu özelliği ile Osmanlı’da bir ilktir. 1969 yılında Orhan Bey Camii’nde bulunan kitapların da binaya taşınmasıyla kütüphanenin ismi İnebey Yazma Eser Kütüphanesi olarak düzenlenmiştir. Ziyaret etmek isteyenler için adresi Yer İnebey Cad. İnebey Sok. No 5 Osmangazi Bursa Çalışma Saatler 0900-1700 Çalışma Günleri Pazar kapalı Konya Yazma Eserler Bölge Müdürlüğü Kütüphane, 20 Temmuz 1984 tarihinde hizmete adet özel koleksiyonu olan kütüphaneye bağlı 4 ayrı kütüphane daha bulunmaktadır 1. Konya Yusuf Ağa Yazma Eser Kütüphanesi Müdürlüğü 2. Diyarbakır Ziya Gökalp Yazma Eser Kütüphanesi Müdürlüğü 3. Kayseri Raşit Efendi Yazma Eser Kütüphanesi Müdürlüğü 4. Manisa Yazma Eser Kütüphanesi Müdürlüğü Bulundurduğu eserlerin okuyucular tarafından talep edilebilmesi imkanı tanımıştır. Okuyucuların kütüphanenin Sayısal Talep Formu’nu doldurup ücretini yatırmaları karşılığında diledikleri eserin kısmen veya tamamen fotokopisini alabilecektir. Temizlik İşçilerinin Kurduğu Kütüphane İnsanın umutlarını yeşerten bir diğer kütüphanemiz ise kuruluş ve kurucuları bakımından diğerlerinden epey farklı. İHA’nın haberine göre Çankaya Belediyesi Temizlik İşleri Şantiyesi, hepimizin yüzünü güldüren bir çalışmaya imza attılar. Çöpe bırakılan kitapların ayıklanmasıyla ve sonrasında oluşan bağışlarla meydana getirilen bir kütüphane. Sayıca aşan kitabı ve 17 farklı kategorisi ile hizmet vermeye geçtiğimiz günlerde başlayan kütüphane bağış almaya devam etmekte. Elinizden çıkaracak olduğunuz kitapları dilerseniz bu kütüphaneye bağışlayabilirsiniz. Bonus Efes Antik Kütüphane Antik Dönemden kalma bir şaheser Celsus Kütüphanesi. Bizler Efes Antik Kenti diye diye kütüphaneye de bu ismi versek de onun ismi Celsus ve anlamı da ’yüce’’ demek. Milattan sonra ikinci yüzyılda Tiberius Julius Celsus Polemaeanus onuruna oğlu Gaius Julius Aquila tarafından yaptırılmıştır. Tiyatro binasının hemen yanındadır. Kitaplığın içerisinde Celsus’un yattığı düşünülen lahit de bulunmaktadır. Fazilet, bilgi, akıl ve anlayışın temsili olan dört kadın heykeli de binanın önünde bulunuyor. Milattan sonra üçüncü yüzyıldan sonra zamanla savaş, deprem gibi felaketlere şahit olmuş olan talihsiz yapı günümüze yapıca eksilerek fakat anlamca zenginleşerek ulaşmıştır. 1970’li yıllarda yeniden restore edilmiş ve tarih severlerin hizmetine sunulmuştur. Selçuk ilçesinin, Acarlar Mahallesi’nde İzmir’in ve dünyanın değerli binası Celsus Kütüphanesi okuyucularımızca onurlandırılmayı bekliyor. Burs mu arıyorsun? O zaman tıkla!
türkiyede medrese eğitimi veren yerler