Sgk çıkış bildirimi yapılırken çalışanın işten ayrılma sebebine göre sgk işten çıkış kodları sisteme girilmektedir. SGK işten ayrılış kodlarına ilişkin tablo aşağıdaki gibidir. Kod 1: Deneme süreli iş sözleşmesinin işverence feshi. Kod 2: Deneme süreli iş sözleşmesinin işçi tarafından feshi. Çalışanınİşten Çıkış Nedeni Sorgulaması ve SGK Çıkış Kodları. Çalışan personel işten çıkış bildirgesini internet üzerinden sorgulayabilir.Bu sorgulamayı yaparken, aynı zamanda SGK çıkış kodları da incelenerek, işverenin çalışan için işten çıkarma sebebini nasıl gösterdiği de öğrenebilir. İşten çıkarma kararlarının çoğu en azından bir miktar işbirliğiyle verilir, bu karar CEO düzeyinde olduğunda her zaman kurul tarafından toplu olarak alınır. Ancak bu tip vakalarda bile kararı ileten kişi bunun için kişisel sorumluluk hissetmeli, bunu ifade etmeli ve sorumluluğu başkasına yüklememelidir. İşten Çıkış Kodu Nasıl Düzeltilir? İşten çıkış bildirgesi, işçinin işten ayrılmasından itibaren, 10 gün içerisinde düzenlenmelidir. İşten çıkış kodu hatalı olarak verilen ya da bilinçli olarak yanlış yazılan işçi, işverene 10 gün içerisinde başvuru yapmalıdır. Bu süre içerisinde başvuru yapıldığı İş Kazası Bildirimleri Nasıl Yapılır, İş kazası bildirimleri elektronik ortam üzerinden veya Sosyal Güvenlik Kurumu’na giderek de iş kazası bildirimi yapılabilmektedir. İş kazası 5510 sayılı kanuna göre belirlenmektedir. AAOw. İşvereninizle belirli istihdam koşulları hakkında bir ihtilafınız mı var veya aramadığınız bir transfer veya iş değişikliği ile mi uğraşıyorsunuz? Yoksa işvereniniz işten mi çıkardı? Çoğu zaman bir çalışan bunun is sözleşmesinin sonu olduğunu düşünür, ancak gerçekte yasal durum düşünülenden daha güçlüdür. Bu nedenle, bir iş anlaşmazlığı durumunda iş avukatlarımızdan birinden hukuki yardım almak için lütfen bizimle iletişime geçin. Toplam 20 yılı aşkın ortak tecrübemizle hedef odaklı çalışıyoruz ve anlaşmazlığı mümkün olan en kısa sürede çözmeye çalışıyoruz. İş anlaşmazlığı İş anlaşmazlığı geniş bir kavramdır. Bir şey küçük olabilir. Yalnız işverenle bir anlaşmazlık olarak değil, aynı zamanda daha radikal gibi bir transfer, pozisyon ya da görevden değişikliği. Bu tür çatışmalar genellikle açık anlaşmaların yapıldığı iyi bir konuşma ile çözülür. Ancak, görüşler o kadar farklı olabilir ki daha fazlasına ihtiyaç vardır. Bu, çok fazla hayal kırıklığına ve strese neden olabilir, bu da elbette işyerindeki performansınıza fayda sağlamaz. İş anlaşmazlığı örneğin şunları içerebilir Bir işlev değişikliği Bir aktarım/transfer Görevden alma Mesai, tatil veya hastalık ile ilgili anlaşmazlıklar Maaş, ikramiye veya diğer ücretlerle ilgili anlaşmazlıklar İş anlaşmazlığı durumunda haklarınız nelerdir? İş sözleşmesinin bir kısmı, işvereninizin size talimat verdiği şeyi yapmanızdır. Ancak, bu sizden makul bir şekilde beklenmelidir. Aynen böyle kabul etmek zorunda olmadığınız bazı konular/talimatlar olabilir. Örneğin, bir iş değişikliği veya transferi. İş sözleşmesinde açıkça belirtilmişse, işvereniniz bunu tek taraflı olarak izniniz olmadan yapabilir. Ayrıca, işvereninizin önceden uyarıda bulunmadan sizi işten çıkarmasına izin verilmez. İş anlaşmazlığı nasıl çözülür? İşvereninizle bir istihdam anlaşmazlığında, özellikle işvereninizden gelen resmi bir mektuba cevap vermeden önce, mümkün olan en kısa sürede yasal yardım almanız önemlidir. Asla sadece bir fesih sözleşmesi imzalamayın. İş hukuku uzmanlarımızdan biri, ihtilaftaki konumunuzu ve hak ve yükümlülüklerinizin neler olduğunu net bir şekilde açıklayabilir. Bu, anlaşmazlığı uyum içinde çözülme şansını artırır. İşten çıkarılma İşten çıkarılma genellikle en ciddi iş anlaşmazlığıdır. İçerdiği stres ve belirsizlik nedeniyle duygusal düzeyde. İş güvencesizliği nedeniyle maddi olarak. Bu, olası işten çıkarmaya nasıl uygun şekilde yanıt verileceğini bilmeyi gerekli kılar. Bir işverenin işten çıkarılma için öne sürebileceği bir dizi yasal neden vardır. Bunlar aşağıda adım adım tartışılacaktır. Ticari nedenlerle işten çıkarılma Ticari nedenlerle işten çıkarılmanın çeşitli nedenleri vardır. Kötü bir finansal durum, otomasyon, şirket yönetimi veya bir devralma düşünün. UWV, işvereninizin talebine yanıt vermenizi isteyecektir. Savunmanızı kanıtladığınızdan ve bir iş hukuku uzmanına kontrol ettirdiğinizden emin olun. İşvereninizin talebi UWV tarafından onaylanırsa, genellikle bir geçiş ödemesi alma hakkınız vardır. Geçiş ödeneğinin ödenmesini 3 ay içinde talep etmeniz önemlidir. Bu süreden sonra hakkı sona erer. Anında işten çıkarma Anında işten çıkarma hem çalışan hem de işveren için ciddi bir önlemdir. Önceden bildirme süresi yoktur ve ücretlerin ödenmesi derhal durdurulacaktır. Bir çalışan olarak artık işsizlik ödeneği alma hakkınız da yok. Bir işveren basitçe işten çıkarmaya geçemez. Bu, aşağıdaki gibi ciddi bir neden gerektirir hırsızlık Öfke dolandırıcılık Kötüye kullanım Çalışmayı reddetme İşvereniniz işten çıkarılma nedenini derhal bildirmekle yükümlüdür. Karara katılmıyor musunuz? Bu durumda, işten çıkarılma tarihinden itibaren 2 ay içinde karara yerel mahkemeye itiraz etmeniz gerekir. Daha sonra işten çıkarmanın iptal edilmesini talep edebilir veya örneğin halihazırda başka bir işiniz varsa geçiş ücreti talep edebilirsiniz. Kişisel nedenlerle işten çıkarılma Bu, işvereninizin performansınız hakkında yorum yapması durumunda ortaya çıkabilir ve bazı durumlarda gerçek işten çıkarmaya yol açabilir. İşvereninizin sizi asla öylece kovamayacağını bilmek önemlidir. İşten çıkarmayı kendiniz kabul etmiyorsanız, işvereniniz UWV’den işten çıkarma izni için başvurabilir. Ancak, bu yalnızca ekonomik nedenlerle veya uzun vadeli iş göremezlik nedeniyle mümkündür. İşten çıkarılmanın başka nedenleri varsa, işvereninizin iş sözleşmesinin feshini talep etmek için mahkemeye gitmesi gerekir. Bu, işveren için genellikle çok daha uzun ve daha pahalı bir süreçtir. Bu nedenle size işveren tarafından sunulan bir anlaşmayı asla hukuki yardım almadan imzalamayın. Düşündüğünüzden çok daha güçlü pozisyonda olduğunuzu bilmeniz önemlidir. Uzlaşma sözleşmesi, işvereninizden iş sözleşmesini karşılıklı onay ile feshetme teklifi alacağınız anlamına gelir. Bunda, bir çalışan olarak size genellikle makul bir teklif yapılır, böylece işveren çok daha pahalı ve uzun vadeli bir davadan kaçınabilir. Kısaca Yukarıda bahsedilen tüm durumlarda sadece işten çıkarılma tehdidi vardır. Gerçek işten çıkarma, işvereniniz için çok daha zordur. Bu nedenle, yakın bir işten çıkarılma durumunda bile devam etme şansınızı artırmak için iş hukuku avukatlarımızdan biriyle zamanında iletişime geçtiğinizden emin olun. Uzun süreli iş görememezlik nedeniyle işten çıkarılma İki yıldan fazla bir süredir iş göremez durumdaysanız, işvereninizden karşılıklı rıza ile istihdamı sona erdirmesini talep edebilirsiniz. Bu durumda işvereniniz iş birliği yapmak ve geçiş ödeneği ödemekle yükümlüdür. Arslan Lit Advocaten hukuk bürosu avukatları, çalışanlar adına iş hukuku davalarını ele alma konusunda geniş deneyime sahiptir. Arslan Lit Advocaten hukuk bürosunun sizin için neler yapabileceğiyle ilgili sorularınız için lütfen bize e-posta gönderin info veya bizi 0031020 223 24 66 numaralı telefondan arayın. Size yardımcı olmaktan mutluluk duyarız. Zam İstemek İçin Dilekçe Nasıl Yazılır?Zam istemeyi yazılı bir şekilde yapıp sonrasında yüz yüze görüşme yapmak isteyenler için maaş artırım talebi dilekçesi yer almaktadır. Bu dilekçenin örneği aşağıdaki Artırım Talebi DilekçesiSayın ………Bu talep mevcut maaşımın tekrar incelenmesi amacıyla yapılmaktadır. ………..adlı iş yerinde …………. olarak ……… tarihinden bu yana …….. senedir çalışmaktayım. Bu süre zarfında maaşıma daha önce zam yapılmadı. Bu zamana kadarki çalışmalarımın ve performansımın ve gerekli olduğu takdirde hakkımdaki iş yeri kayıtlarının da incelenerek değerlendirilmesini ve maaş artırım talebimin incelenmesini ve bu konu üzerinde daha detaylı kendimi ifade edebilmek adına görüşme talep ediyorum. Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim. Saygılarımla…İsim Soyisim İmza İletişim bilgileriZam Nasıl İstenir?Zam istemek her çalışanın kâbusu gibidir. Zam konuşması yapmak başlı başına bir dert olmasının yanı sıra aynı zamanda istenilen zammın karşılığını alabilmekte oldukça güçtür. Patronların en sevmedikleri kelimelerden biri de zamdır. Zam konuşmaları yapılırken genellikle stresli bir konuşma ortamı gerçekleşir. Zammı isteyen kişi de verecek olan patronda bu konuşmadan mutlu olmazlar. Hatta bu görüşmelerin sağlıklı geçmemesi sonucu işten çıkarma ya da istifa’ya kadar giden sonuçlar ortaya çıkabilir. Tabii ki bu konuyu karşılıklı konuşma sürecine getirmekte kolay değildir. Herkes zam istemek için farklı bir taktik uygular. Kimisi fısıltı gazetesi ile patronun kulağına zam talebini uçurur kimisi patronun kendisinden görüşmek için randevu isteyerek, kimisi mail yoluyla ya da ima yolu ile sesini patrona duyurmaya çalışır. Bu durumda yeterli görmediğiniz maaşınızla ilgili ailenize ve çocuklarınıza ya da hayallerinize yapacağınız desteği düşünerek duygusal davranmamak gerekmektedir. Duygusallık kendi ifade edememeye ve aynı zamanda pozitif olacak bir sonucu ani bir tepkiyle negatife dönmesini sağlayabilmektedir. Zam istemeyi planlarken cümlelerinizi kontrol edip kendinizi prova yaparak patronun önüne çıkarmalısınız. Zam İsteme TaktikleriPatronunuzdan zam talebinde bulunacaksanız bunu yüz yüze konuşmakta fayda var. Başkaları aracılığı ile ya da yazı diliyle zam talebini dile getirmek anlatmak istediğiniz derdinizin karşı tarafa tam olarak aktarılmaması ya da yanlış anlamaya sebebiyet vermesine neden olacaktır. Bu durumda yüz yüze görüşmek için randevu talep etmek yapılacak ilk hamlelerden biri olacaktır. Sonrasında hangi pozisyonda çalışıyorsanız sizin gibi o pozisyonda çalışanların maaşlarını araştırmanız gerekecektir. Patronun karşısına doğru donelerle çıkmalısınız. Eğer araştırma sonunda maaşınızın piyasa normali olduğunu fark ettiyseniz zam talebinde bulunmaktan vazgeçmeniz doğru olacaktır. Zam görüşmelerinde kendinizi acındırarak ihtiyaçlarınızı anlatarak zam istemek asla doğru olmayacaktır. İhtiyacınız olan miktarı iletmeniz o paranın yaptığınız işin karşılığı olduğuna ya da parayı hak ettiğinizi göstermemektedir. Bu durumda hak ettiğiniz doğru rakamı istemek yerinde olacaktır. Sadaka ya da yardım ister gibi maaş zammı istemek hem görüşmedeki duruşunuzu aşağıya çekecek hem de karşılık alamayacağınız bir görüşme ile sonlanmasına neden olacaktır. Zam İsteme Hakkı Nedir?Yasa gereği çalışana asgari ücret altında maaş verilmesi hukuka aykırı bir harekettir. Eğer yasayı aşan bir konu söz konusu değilse işçi ile işveren arasındaki sözleşme zam talebi karşısında devreye girecektir. Sözleşmenin tüm şartları çalışma sırasında işçinin ya da işverenin bir farklı bir talepte bulunması karşılığında devreye girer. Karşılıklı anlaşmazlıklarda yargının dikkate alacağı tek resmi evrak olan iş sözleşmesi kararı netleştirecektir. İş sözleşmesinde yer alan yıllık zammın dışında bir zam talep etmek sözleşmeye aykırı hareket etmek demektir. En iyi ihtimalle istediğiniz zammı alamazsınız. Durumu daha da kötüye götürmek iş akdinin feshine kadar ulaşacaktır. Zam İstemek İçin Dilekçe Nasıl Yazılır?Zam istemeyi yazılı bir şekilde yapıp sonrasında yüz yüze görüşme yapmak isteyenler için maaş artırım talebi dilekçesi yer almaktadır. Bu dilekçenin örneği aşağıdaki Artırım Talebi DilekçesiSayın ………Bu talep mevcut maaşımın tekrar incelenmesi amacıyla yapılmaktadır. ………..adlı iş yerinde …………. olarak ……… tarihinden bu yana …….. senedir çalışmaktayım. Bu süre zarfında maaşıma daha önce zam yapılmadı. Bu zamana kadarki çalışmalarımın ve performansımın ve gerekli olduğu takdirde hakkımdaki iş yeri kayıtlarının da incelenerek değerlendirilmesini ve maaş artırım talebimin incelenmesini ve bu konu üzerinde daha detaylı kendimi ifade edebilmek adına görüşme talep ediyorum. Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim. Saygılarımla… İsim Soyisim İmza İletişim bilgileri Kurumsal “Hayatta Kalma” Rehberi adını verdiğim bu yazı dizisi, ilk bölümüne Yeni Bir İşe Nasıl Uyum Sağlanır? sorusunu yanıtlayarak başlamıştı.Önceki bölümlere bakmak isterseniz Bölüm 1, Bölüm 2, Bölüm 3, Bölüm 4, Bölüm 5, Bölüm 6 ve Bölüm 7Her ne kadar çok büyük bir kuvvetle yükselen bir girişim ekosistemi ve yeni mezunların kalbinde gittikçe artan bir kendi işini yapma isteği olsa da; büyük çoğunluğumuz orta veya büyük boydaki kurumsal şirketlerde çalışmaya devam edeceğiz. Bu durum, bizim kişisel isteklerimizin çok ötesinde, makro bir durum. Her nasıl yakın geçmişteki ağırlıklı üretime katılım biçimi tarımsal, sonrasında da endüstriyel ise geleceğimizde de makro trendlerin rolü büyük üniversite eğitimi almış, şehirde yaşayan ve çalışanların çok büyük bir çoğunluğu Kurumsal dediğimiz şirket bünyelerinde çalışıyor ve çalışmaya devam edecek. Üstelik, yapılan araştırmaların net olarak gösterdiğine göre, bugün kariyerinizin ortasında veya başındaysanız, emekli olana kadar ortalamada 14 ile 15 arası farklı işte çalışacaksınız!Diyelim ki bir şekilde ortalamanın çok dışındasınız…Yine de en azından;Her iki iş görüşmesinden biri olumlu geçse, bu yine de kariyeriniz boyunca en az 20 tane iş görüşmesi yapacaksınız demek…En az on tane iş teklifi değerlendirip, kabul veya ret edeceksiniz demek…En az on tane yeni işe uyum sağlama süreci yaşayacaksınız demek…En azından dokuz tane istifa veya işten çıkarılma konuşmasında bulunacaksınız demek…Saatler ve günler süren, farklı iş ortamlarında farklı anlam arayışlarını yaşamak demek…Yüzlerce performans görüşmesi, binlerce toplantı demek…Koyduğunuz, ulaştığınız ya da ulaşamadığınız binlerce irili ufaklı hedef demek…Bunların hepsini en azından büyük çoğunluğunu siz de yaşayacaksınız. İşte Kurumsal “Hayatta Kalma” Rehberi, çoğumuzun farklı zamanlarda ve şekillerde geçtiği bu yolda, bir yol gösterici rehber olması amacıyla, en önemli gördüğüm noktalara vurgu yapacak şekilde yazıldı. Bu rehberi bitiren sekizinci ve son bölümün konusu İstifa Kararı ve Çıkış Görüşmesiİstifa Kararı ve Çıkış Görüşmesiİstifa kararı almak, yorucu, hatta bazen kişiyi tüketen bir süreç olabilir. Daha önce zor ve büyük kararların farklı olduğunu yazmıştım. Ne zaman ki bir kararın hayatın tüm diğer alanlarına etkisi yüksek olur, o zaman o karar genellikle daha zor bir karar haline gelir. İstifa kararı tam böyle bir etmek, kişinin gelir seviyesinin, sahip olduğu statünün, gününü nasıl geçirdiğinin değişmesi demek. Bunların da dışında, nasıl bir ulaşım aracı kullanacağı, ne tür kıyafetler giyeceği, ne tür yemekler yiyeceği bile bu karardan etkilenebilir. Biraz daha orta vadede, dolaylı etkiler kişinin çocuğunun nasıl yetişeceğine, anne-babasıyla ne kadar zaman geçireceğine, nasıl bir okulda okuyacağına, eşinin ve kendi ebeveynlerinin onunla nasıl ilişki kuracağına kadar uzanabilir. E durum böyle olunca, bu kararın zor olması, kişiyi zihinsel olarak tüketmesi çok da anormal kararı vermenin yükü o kadar ağır ki, bazı kişiler sırf bu karar süreci yaşamayı göze alamadıkları için, kendilerine uygun olmadığını bildikleri ve hakettiklerini alamadıkları bir işte yıllar geçirebiliyorlar. Göz göre göre giden yıllar… Tek gerçek sebep ise değişimden bir istifa kararı nasıl alınmalı?Manevi yükün bu kadar ağır olduğu bir konuda, hangi değişkenelere bakarak kalma veya gitme kararı verilmeli, bunu başladığınızı ve neden orada olduğunuzu hatırlayın. İstifa kararı vermeden önce, kendinize sormanız gereken ilk soru şu Bu mesleği/işi en başta neden istedim? Uzun vadeli düşünmeyi başaran kişiler her zaman daha karlı çıkarlar. [Bkz Video Marshmallow Testi] Bu soruya herkesin cevabı farklı olacaktır. Ki bu çok normal. Bu kimisi için ünvan ve statü sahibi olmaktır, bir başkası için maddi zenginlik. Bambaşka birisi, teknolojiye olan merakı sebebiyle ARGE yapmak ve ürün geliştirmek istediği için veya eğitim sisteminin geleceğini etkilemek istediği için o iştedir. Sizin için bunların hepsi bile geçerli olabilir. Cevap ne olursa olsun, bu soruya kendi verdiğiniz cevabı hatırlayın. İstifa etmeyi düşündüğünüz işinize başladığınız günden bu yana, bu isteklerinize ne kadar ulaştınız, ne kadar yakınlaştınız?İnsanların kaybın üzüntüsünü, kazancın sevincinden daha kuvvetli yaşadığını bilin. Bu çok basit bir insan psikolojisi özelliğidir. Loss Aversion olarak da bilinen bu durum, insanın içindeki güvenlik arayan hayvanın sesidir. Bizdeki tabiriyle, “Dimyat`a pirince giderken evdeki bulgurdan da olma” tavsiyesi bunu anlatır. Dünya çapında yapılan bir çok davranış deneyi, kişilerin örneğin 100 Dolar kaybetmekten duydukları üzüntünün, yok yere 100 Dolar kazanmanın getirdiği sevinçten daha fazla olduğunu gösterdi. [Kaynak1, Kaynak2] Konu istifa olunca, risk alıp gelecekte daha iyi bir hayat kurma ihtimaliniz mantıksal olarak daha yüksek olsa bile, beyniniz size oyunlar oynuyor. İstifa etmenin riskini olduğundan daha yüksek görmenize neden oluyor. En azından, böyle bir yapıda olduğumuzu bilmek, kendimizin farkında olmak, daha rasyonel kararlar almamız noktasında faydalı ve zaman maliyeti nedir, çok iyi anlayın. Bunların her ikisi de aslında iktisadi terimler. Ancak istifa konusu da bir yandan çok “iktisadi” bir konu. Fırsat maliyeti genelde; iktisadi bir seçim yapılırken vazgeçilmek zorunda kalınan ikinci en iyi alternatif olarak tanımlanıyor. Zaman maliyeti ise, bir işi yapmak için harcadığınız zamanda yapmaktan vazgeçtiğiniz — yapmamayı seçtiğiniz diğer işlerin size hiç dönmeyen faydası olarak tanımlanabilir. Öleceğimizi çok iyi biliyoruz. Fakat gündelik hayatta bu gerçeği unutup, ölümsüzmüş gibi yaşıyoruz. Diyelim ki 34 yaşındasınız ve iki yıldır çalıştığınız şu andaki şirketinizde bir yıl daha geçirme kararı verdiniz. Aslında bu çok “masum” karar ile sahip olacağınız tek 35 yaşını o şirkette geçirme yoluna girdiniz. Daha da önemlisi bu basit karar ile aslında, 35 yaşında bir girişim yapmamaya, başka bir sektörde çalışmamaya, dünyayı dolaşmamaya, başka bir yerde yaşamamaya, başka bir ekiple çalışmamaya, başka bir sektör ve endüstri öğrenmemeye karar verdiniz.“Kariyerleri çoğunlukla risk almak değil, atalet öldürür.”Push vs. Pull iten ve çeken faktörleri iyi ayırt edin. Bu kavramdan ilk olarak Kariyerini İyi Yöneten İnsanların İstifa Etmeden Önce Düşündüğü Üç Şey isimli yazımda, yaklaşık bir sene önce bahsetmiştim. Geçerliliğini koruyor. Dünyanın neresine, hangi iş ortamına giderseniz gidin zorluklar olacak. Her işin içinde pürüzler, zor insanlar, yanlış sistemler ve düşünmeden alınmış, sizi etkileyen kararlar olacak. Her işte dürüst olmayan kişiler olacak ve her işte yeri geldiğinde politik davranmak zorunda kalacaksınız. Bunların tamamını Push iten faktörler olarak kabul edelim. Gelecekte yapmak istedikleriniz, gerçeğe dönüştürmek istediğiniz hayalleriniz, üretmek istedikleriniz ise sizin Pull çeken faktörleriniz. İyi para kazanma şansı da çeken bir faktör. Ancak en iyisi, “Para mevzu olmasaydı ne yapardınız?” sorusuna gözlerinizi kapatıp cevap verdiğinizde zihninizde canlanan dünyaya sizi yakınlaştıranlar. En kuvvetli çeken faktörler bunlar. Yapacağınız işteki anlamı da, mutluluğu da, çeken faktörlere göre karar verdikçe bulacaksınız. Özetle kararlarınızı mümkün olduğunca kötü olandan kaçmak üzerine değil, iyi olana koşmak üzerine olarak, daha önce bahsettiğim üzere Toplam Fayda Analizini iyi yapın ve Uzun Vadeli Kişisel Hikayenizi keşfedin ve dikkate noktların insan beynini nasıl etkilediğini-daha da önemlisi-sizin üzerinizdeki etkisini ne kadar iyi anlarsanız, o kadar doğru kariyer tercihleri yapabilirsiniz. İstifa etmek de, bir işten çıkarılmak da, ayrılma kararı vermek de kolay değil. Ancak hiç seçim yapmazsanız, hayat seçimleri sizin için yapar. Hiç risk almazsanız da hiç bir zaman büyük Görüşmesi Gerçekten Gerekli mi?Çalışan ve işveren arasındaki resmi görüşme sadece işe girerken mi yaşanır. Tabii ki hayır. En azından öyle olmaması gerekir. Peki neden?Çıkış görüşmelerine değer verin. Eğer çalıştığınız şirket size böyle bir taleple gelmiyorsa siz bunu talep edin. Şirket içinde görüşebileceğiniz en kıdemli kişiyle en az yarım saatlik bir toplantı fırsatı yaratın. Çıkış görüşmesinin çok kritik iki faydası o şirketteki son gününüz, başka birisinin ilk günü olabilir. Sizin boşalttığınız koltuğa başkası oturacak. Sizin yaşadığınız zorlukları, problemleri ve engelleri yaşayacak. O kişiye karşı sorumluluğunuz var. Boşvermeyin. Eğer o rolde birkaç sene geçirdiyseniz, emin olun, kimsenin sizin kadar iyi bilmediği ve sadece sizin anladığınız bazı problemler vardır. Bulunduğunuz yerden gördüğünüz tüm problemlere, gerekirse kişilere ve işlemeyen süreçlere ilişkin yapıcı eleştiriler ve çözüm önerilerini sunarak iyi anlayın ve tarihe not düşün. Bir çıkış görüşmesine hazırlanmak, o görüşme içinde neden ayrılma kararı verme noktasına geldiğinizi tutarlı ve mantıklı bir çerçeve için ifade etmek faydalıdır. Bu sayede hem kendinize neden istifa ettiğiniz sorusunu daha dolu dolu yanıtlayabilirsiniz, hem de, tarihe bu dönemi bir not olarak düşersiniz. En önemlisi “bir defteri kapatmanın” rahatlığını yaşarsınız. Söyleyeceklerinizi ayrıldıktan sonra yanınızda götürmeyin. O şirketten ayrıldığınız gün yeni hayatınıza temiz bir kafayla başlayın. Bunu yapmazsanız, hayatınızdaki bir sonraki evreye hazırlanmanız, daha uzun sürecektir. Daha yorucu olacaktır.—Yazı Dizisinin Önceki YazılarıKurumsal “Hayatta Kalma”​ Rehberi — Bölüm 7 Performans Değerlendirme ve Geribildirim KonusuKurumsal “Hayatta Kalma” Rehberi — Bölüm 6 Şirket Kültürüne Nasıl Uyum Sağlanır?Kurumsal “Hayatta Kalma” Rehberi — Bölüm 5 Kavgayı Kaybet, Savaşı KazanKurumsal “Hayatta Kalma” Rehberi — Bölüm 4 Kısır ve Bereketli Döngüler, Hedef, MotivasyonKurumsal “Hayatta Kalma” Rehberi — Bölüm 3 İşte Anlam ArayışıKurumsal “Hayatta Kalma” Rehberi — Bölüm 2 İş Arkadaşlarıyla İyi İlişkilerKurumsal “Hayatta Kalma” Rehberi — Bölüm 1 Yeni İşe Nasıl Uyum Sağlanır?— — -Yazar HakkındaOzan Dağdeviren’in tüm yazıları ve diğer çalışmaları adresinde bulunabilir. Kendisi Sorgulayarak Mutlu Kalma Sanatı; Creative Hiring ve The Other Way Happiness Through Critical Thinking kitaplarının yazarıdır, aynı zamanda İnsan Davranışı merkezli konularda Kurumsal Eğitmen ve Kariyer Danışmanı olarak → ozandagdevirenFacebook → İşten çıkarılan birinin cevap bulmaya çalıştığı en temel sorun işten çıkarıldım ne yapmalıyım sorusudur. Bu soru bağlamında işten çıkarılan işçinin hakları nelerdir sorusu da ayrıca cevaplanması gereken bir diğer sorudur. Gerçekten iş hayatı her zaman yükselen bir grafik çizmez. İş hayatı inişli çıkışlı bir seyir izler. Kimi zaman kişinin kendisinden kimi zaman da işçinin elinde olmayan nedenlerle iş hayatı sekteye uğrayabilir ve işten çıkarılabilir. Peki bu durumda işten çıkarılan ya da işten kovulan işçi ne yapmalı? Bu yazımızda işten kovulan bir işçinin ne yapması gerektiği ve işten çıkarılan bir işçinin hangi haklara sahip olduğu konularını ele alacağız. İşten Çıkarılan Bir İşçi Ne Yapmalı? İşten çıkarılan bir işçini düşünmesi gereken iki temel konu bulunmaktadır. Bunlardan ilki işsizlik süresi boyunca geçim sorunu, diğeri ise işsiz kalan işçinin haklarının neler olduğu konusu. Şimdi bu konulara yakından bakalım. İşten Çıkarılan Bir İşçi Öncelikle Durumunu Analiz Etmeli ve Psikolojisini Düzeltmelidir İşten kovulan bir işçi, işsizlik sürecinde bir takım stratejiler geliştirerek ayakta durmalı ve yeni iş arayışlarını sürdürmelidir. Bu bağlamda; 1- Öncelikle zaruri ihtiyaçlar dışında birikimlerinizi harcamamalısınız. Kaktüs stratejisi olarak da bilinen bu yöntemde, eldeki ekonomik kaynakları en verimli şekilde ve tutumlu olarak kullanılması önerilmektedir. 2- İşten çıkarılmanız nedeniyle herhangi bir güven eksikliği yaşamamalısınız. Bu süreçte en sık rastlanan işten çıkarılan birinin utanma duygusu içinde olması ve kendisini toplumdan dışlanmış gibi hissetmesidir. Bu şekilde bir duyguya kapılmanızın önemsiz olduğunu ve insanların çoğunun sizin işsizlik durumunuzla ilgilenmediğini önemle belirtelim. 3- Vakit kaybetmeden yeni bir iş arayışına girişmelisiniz. İş ararken mesleğinizle ilgili bir iş olabileceği gibi alternatifleri de değerlendirmelisiniz. Kendi başınıza kalmak psikolojik olarak sizi yoracağı için geçici de olsa meşguliyetler bulmalısınız. Bu bağlamda evde oturmak yerine çevrenize iş aradığınız bilgisini iletmeli ve bulduğunuz işleri değerlendirmelisiniz. 4- İşsizlik sürecinde ümitli olun. Sanki mevcut işiniz olmayınca yaşayamazmış gibi hissetmeyin. Dünyada çok kazanabileceğiniz ve adını bile duymadığınız farklı iş türleri bulunuyor. Bu işler için internetten araştırma yapabilirsiniz. 5- İşsizlik sürecinde yaşana en ciddi problemlerden biri de harcamalar konusunda kredi kartına yüklenilmesi ve kredi kartı borçlarının ödenmesinde sorun yaşanmasıdır. Bu durumun kredi notunu düşürdüğünü önemle belirtelim. Bu süreçte borçlanmamaya mümkün olduğunca dikkat edilmelidir. Çalışırken Kendinizi Güvende Hissettirecek Tedbirlerinizi Almalısınız İş hayatının her zaman sizin istediğiniz gibi gitmeyeceğini ve günün birinde işinize son verilebileceğini unutmamalısınız. Bu ihtimali değerlendirerek işsizlik halinde en az 3 ay sizi idare edecek bir acil durum fonu oluşturmalısınız. İşsizlik ödeneğinin size yetmeyeceğini düşünüyorsanız, çalıştığınız dönem içerisinde özel işsizlik sigortası yaptırmalısınız. Böylece ufak bir prim ödemesi ile işsiz kalmanız halinde sigorta şirketinden sigorta tazminatı alabilirsiniz. İşten Kovulan Bir İşçi Yasal Haklarını Kullanmaktan Çekinmemelidir İşten kovulan bir işçi, haksız olarak işten çıkarıldığını düşünüyorsa hiç beklemeden yasal haklarını kullanmalıdır. Bu konuda bir hukuk uzmanından da yardım alabilirsiniz. Peki işsiz kalan işçinin yasal hakları nelerdir? Şimdi bu soruyu cevaplayalım. İşsiz Kalan İşçinin Yasal Hakları Nelerdir? İşten çıkarılan bir işçinin hem İş-Kur’a hem de işverene karşı ileri sürebileceği bir takım yasal hakları bulunmaktadır. Bu hakları şöyle sıralayalım 1- İşsizlik Sigortası Hakkı İşsiz kalan bir kimseye İş-Kur tarafından işsizlik ödeneği adı altında belirli bir süre para ödemesi yapılmaktadır. Bu süre en az 6 en fazla 10 aydır. Ancak işsizlik sigortası fonundan bu şekilde para alabilmek için bazı şartların yerine getirilmesi gerekmektedir. İşsizlik fonundan yararlanmak için gerekli olan şartlar şöyledir a İşten çıkarma, işçinin kusurundan İşten çıkarılmadan 120 gün önceyi kapsayacak şekilde sigorta priminin ödenmiş olması gerekmektedir. c Ayrıca son 3 yıl içerisinde ödenen prim sayısının da en az 600 gün olması şarttır. İşsiz kalan biri bu şartları taşıyorsa işsizlik ödeneğinden yararlanabilir. Peki ne kadar işsizlik ödeneği alınabilir? İşsiz kalan bir işçinin alabileceği işsizlik ödeneği, son dört ay içinde alınmış brüt ücretin ortalamasının %40’ıdır. Ancak işsizlik ödeneği brüt asgari ücretin %80’ini geçemeyecektir. 2- İhbar Tazminatı Hakkı Belirsiz süreli bir iş sözleşmesi ile çalışan işçilere işten çıkarılmadan belirli bir süre önce haber verilmelidir. Çünkü belirsiz süreli iş sözleşmelerinde bir işçinin işverenin işten çıkarmasına ya da işçinin kendi iradesiyle işten ayrılmasına kadar o işyerinde çalışacağı varsayılmaktadır. İşte bu güven içerisinde bir işçi işten çıkarılmadan önce kendisine bildirimde bulunulmalıdır. Eğer işveren bu bildirime uymadan işçiyi işten çıkartırsa ihbar tazminatı ödemek zorundadır. İhbar süresi ve tazminatı, işçinin çalıştığı süreye göre değişiklik göstermektedir. Bu bağlamda; 6 ay süreyle çalışan işçiye iş akdini sona erdirme tarihinden 2 hafta öncesinden,6 ay – 1 yıl 6 ay arasında çalışma süresi olan işçilere iş akdini sona erdirme tarihinden 4 hafta öncesinden,1 yıl 6 ay – 3 yıl arasında çalışma süresi olan işçilere iş akdini sona erdirme tarihinden 6 hafta öncesinden,3 yıldan fazla çalışma süresi olan işçilere iş akdini sona erdirme tarihinden 8 hafta öncesinden, bildirim yapılması zorunludur. Eğer bu bildirime uyulmazsa, bildirim sürelerine denk gelen maaşınızı tazminat olarak alabilirsiniz. 3- Kıdem Tazminatı Çalışma süresi belirli olmayan bir işte çalışıp da çalışma süresi 1 yıldan fazla çalışması ise kıdem tazminatına hak kazanılmaktadır. İşçi haksız yere işten çıkarılmışsa ya da işçinin işten ayrılmasında yasal gerekçeleri bulunuyorsa, kıdem tazminatına hak kazanmaktadır. Eğer işveren kıdem tazminatınızı ödemez ise iş mahkemesinde dava açarak bu tazminatınızı alabilirsiniz. İşten Atıldım Diyenlerin Yapmaması Gereken İşlemler İşten atılan kişilerin yapmaması gereken işlemlerin başında işveren tarafından kendisine imzalatılan evrakları okumadan imzalamamasıdır. Özellikle kafa karışıklığı meydana getirmek için içerisinde teknik kavramlar kullanılarak oluşturulmuş evraklar imzalatılmak istenebilir. Bu evrakların içerisinde ise örneğin alacağım yoktur, tüm maaş ödemelerimi aldım, tazminatlarım elden peşin olarak ödendi gibi ifadelere yer verilebilmektedir. Bu gibi durumlarda, bu evrakları imzalamamak ya da evrakları alıp inceledikten sonra sizin aleyhinize bir durum yoksa imzalamanız doğru olacaktır. Aksi halde ileride açacağınız davaların aleyhinize bitme ihtimali söz konusu olabilecektir. Bunun dışında işten ayrılırken işten çıkarılma nedeninin size yazılı olarak bildirilmesini ve hizmet dökümleri ile son maaş ödemenize ilişkin bordroyu almayı unutmayın. Bunlar açacağınız davada o işyerinde çalıştığınızı ispatlayan delillerdir. İlginizi Çekebilir İşsizlik maaşı başvurusu hakkında detaylı bilgi edinmek için bağlantıya tıklayabilirsiniz. İş kanununa göre bir işveren işçisini işten çıkardığında bunu geçerli bir nedene dayandırmak zorundadır. Eğer geçerli bir sebep yoksa tazminat ve diğer sosyal haklarını ödemek zorundadır. Patronun işçiyi işten çıkardığını sözlü olarak söylemesi hiçbir anlam ifade etmez. Eğer işçi patrona inanıp işyerinden ayrıldığında patron üçüncü günün içinde işçinin bir sebep bildirmeden üç gün üst üste gelmediğine dair noterden ihtarname çektiğinde tazminatsız işten atma hakkı kazanır. Genel olarak da yaptıkları budur. İşten atılan işçi patronun karşısına çıkıp “ama sen filanca gün gel paranı al demiştin” dese bile patron bunu inkâr edebilir. Böyle bir duruma düşmemek için patronun verdiği tarihe kalmadan üç gün içinde ya Bölge Çalışma Müdürlüğüne başvurmalı ya da noterden patronun bizi işten attığına dair ihtarname çekmeliyiz. Bunun dışında bir ay içinde işe iade davası açmalıyız. Diğer bir husus, patronun işçiyi işten attığında işçiye yasal haklarını aldığına dair imzalattığı evraktır. İbraname denilen bu evrakta işçinin maaşını, tazminatını ve diğer haklarını alıp almadığı ve işçinin işten kendi rızasıyla mı çıktığı yoksa patron tarafından mı çıkarıldığı yazılmaktadır. İşçi tazminatını ve diğer alacağını almadan bu kâğıda kesinlikle imza atmamalıdır. Çünkü paramızı almadan imza attığımızda patron inkâr yoluna gidecek, hiçbir alacağımızın kalmadığını iddia edecektir. Zaten böyle durumlarda patron hemen işçinin imza atmasını sağlamaya çalışır. Yine birçok işyerinde işçilerin başına bu tür olaylar sık sık geliyor. Paramızı almadan ibraname imzaladığımızda paramızı alamadığımız gibi, bir de mahkemeye başvurma olanağını zorlaştırmış oluruz. Çünkü ibranamede “tüm yasal hakkımı aldım” deyip altına imza attığımızda patron, “bakın bütün parasını aldı, imzayı attı” diyerek mahkeme yolunu zora sokmuş oluyor. Eğer patron işçinin tazminatını veriyorsa, işçi tüm yasal haklarını alıyorsa ve işçi istiyorsa evrakları imzalayabilir. Bunun dışında hiçbir şekilde çıkış evrakını imzalanmamalıdır. İŞ SÖZLEŞMESİ GEÇERSİZ SEBEPLE FESHEDİLEN İŞÇİNİN HAKLARI 4857 sayılı İş Kanununun 18 inci maddesine göre, otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. Aksi halde işçi, iş sözleşmesinin fesih bildirim tarihinden itibaren 1 ay içerisinde iş mahkemesinde dava açarak işe iade isteyebilir. Bu dava sonunda işçinin işe başlaması yönünde karar verilirse kararın tebliğ tarihinde itibaren 10 iş günü içinde işe başlamak için işyerine müracaat etmek zorundadır. Aksi durumda, işverence yapılan fesih işlemi geçerli hale gelir. İşverenin başvurudan itibaren işçiyi işe başlatmak üzere bir aylık süresi vardır. Bu süre içerisinde işe başlatmatığı takdirde, işveren fesih tarihinden itibaren işçiyi çalıştırmadığı en çok "dört aylık süreye ilişkin ücret" ve diğer haklarını, eğer ödemişse kıdem ve ihbar tazminatından mahsup ederek ödemekle yükümlüdür. Ancak Kanun işverene, geçersiz sayılan feshe rağmen, işçiyi işe başlatmama hakkı da vermektedir. Bu takdirde işveren, işçiye geriye doğru dört aya kadar olan ücretinin yanı sıra, ayrıca mahkemece belirlenen 4-8 ay arası "işe başlatmama tazminatını" da ödemekle yükümlü olur. İşveren işçiyi işe başlatmadığı takdirde de, fesih tarihinden itibaren dört aylık süre işçilikte geçen süre olarak kabul edilmektedir. Bu konuda işverenin işçiyi işe başlatıp başlatmamasının bir önemi yoktur. Söz konusu süre işçilikte geçmiş süre olarak kabul edildiği için, bu süreye ilişkin SSK prim belgelerinin verilmesi ve buna ilişkin primlerin ödenmesi de gerekmektedir. İşçinin iş sözleşmesi geçerli sebep olmaksızın feshedilmiş olsa dahi işyerinde çalışan toplam işçi sayısı 30'dan az ise, işçi en az 6 aylık hizmet süresine sahip değilse ve süresi belirsiz iş sözleşmesi ile çalışmıyorsa işe iade davası açamaz. O zaman işçi, geçerli olmayan bir sebeple iş sözleşmesinin feshedildiği iddiası ile öncelikle ya işyerinin bulunduğu ildeki Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne müracaat ederek yasal haklarının ödenmesi için şikâyet dilekçesi verebilir ya da iş mahkemesine dava açarak yasal haklarını isteyebilir. Peki, işe iade davası açma hakkı bulunmayan işçilerin iş sözleşmeleri geçerli sebep olmaksızın feshedilmiş ise hangi haklarını talep edebilir? İşçinin işyerindeki toplam hizmet süresi 6 aydan az ise 2 haftalık, 6 ay ile 1,5 yıl arasında ise 4 haftalık, 1,5 yıl ile 3 yıl arasında ise 6 haftalık, 3 yıldan fazla ise 8 haftalık ihbar önel sürelerini işveren kullandırmadan iş sözleşmesini sona erdirmişse, bu sürelere tekabül eden ücretin ihbar tazminatı olarak ödenmesi gerekir. Ayrıca işçi işyerindeki toplam hizmet süresi 1 yıl ya da daha fazla ise işverenden kıdem tazminatının ödenmesini isteyebilir. İşverenden ödenmeyen ücret, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil çalışması ücreti, hafta tatili çalışması ücreti ve kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ilişkin ücretlerini ödenmesini isteyebilir. İşverenden kıdem ve ihbar tazminatını 10 yıl olan zaman aşımı süresini geçirmeden istemelidir. Ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili çalışması ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil çalışması ücretini ise zamanaşımı süresi olan 5 yıl içerisinde istemelidir. İşyerinde çalışırken işveren işçinin yıllık izinlerini kanuna uygun olarak kullandırmalı ve bu süreye ilişkin ücretini de ödemelidir. İşçinin yıllık ücretli iznini kullanmayarak parasını isteme gibi bir yasal hakkı bulunmamaktadır. İşveren yasal hükümlere rağmen işçinin yıllık ücretli iznini kullandırmadan iş sözleşmesini feshederse kullandırılmayan yıllık izin sürelerine tekabül eden ücreti son brüt ücretine göre hesaplayarak ödemesi gerekir. İşçi iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren 5 yıl içerisinde kullandırılmayan yıllık izin sürelerine tekabül eden ücreti talep edebilir. Bu süre aşıldıktan sonra istenilmesi halinde, işveren zamanaşımı defini ileri sürerek kullandırılmayan yıllık izin süresi ücretini ödemeyebilir.

işten çıkarma konuşması nasıl yapılır