TTWP. Konu Üst kattaki gürültü Hızlandırılmış Mobil Sayfa Sürümü AMP Your browser doesn't support video. Please download the file video/mp4 Üst kattaki gürültü Değerli forum üyeleri, Yaklaşık 2 sene önce ailemize ait bir apartman dairesine 2,5 aylık tadilatın ardından taşındık. İlk bir sene herşey normaldi. Ancak bir süre sonra üst katımızdaki 3 kişilik ailenin evli çocukları ve torunlaroı haftanın 5 günü ziyarete gelir oldular. Gece saatlerine kadar süren gürültü, çocuk koşması ve topuklu terlik sesleri bir süre sonra bizi çileden çıkarmaya başladı. Eve gelen misafirlerimiz dahi gürültüden şikayet eder hale gelmişti. Çoğunlukla işimizi eve de taşımak zorunda kaldığımızdan özellikle sessizliğe ihtiyaç duyduğumuz akşam saatlerinde ki sessizlikten kastımız sadece takır tukur tadilat sesi gibi sürekli kafamıza basan topukları duymamaktan başka bişi değil. Yani aradığımız bir dağ evi sessizliği de değil topuk sesi dinler olmuştuk. Sabah 8 buçukta başlanan temizlikler, gece yarısı aniden evde kalan torunların koşmaya başlaması, cabası. Üst katın tamamen parke kaplı olması ve sert tabanlı terlik tercih etmeleri bizi mağdur eder hale gelmişti. Birkaç kez kapılarına çıkıp işimizi ve kendimizi anlatmaya çalıştık. Neden sessizliğe ihtiyaç duyduğumuzu ve mümkünse ortak bir noktada buluşmak için en azından sünger tabanlı terlik giyip giyemeyeceklerini sorduk. Ancak 4 kez nazikçe ziyaret ettiğimiz komşularımız bizi her seferinde "apartmanda böyle yaşanır. Beğenmiyorsan git müstakil evde otur. Biz de üst kattan şikatetçiyiz ama kapılarına gidip söylemiyoruz" gibi saçmasapan sözlerle geri çevirdiler. Geçen yıl sabah 3'te işe gitmek zorunda olduğumuzdan hiç uyuyamamaya başladık. Çünkü gece bizim yattığımız saatlerde 23 civarı yukarıda hala hiç durmayan bir faaliyet oluyordu. Bu yüzden aylarca arkadaşlarımızın evinde kaldık, evimize giremez olduk. Ancak böyle devam edemeyeceği için vbirkaç ay önce yine evimize döndük. Döndüğümüzden beri durum daha da kötü. Gecenin beşinde birden yukarıda ayak sesleri başlıyor. Aynı odanın içinde topuklu terliklerle bir o yana bir bu yana yürüyorlar. Ne uyku düzenimiz ne de yaşama sevincimiz kaldı. Bazı sebeplerden ötürü ev değiştiremiyoruz. Son olarak yöneticimizden bizim adımıza uyarıda bulunmasını istedik. O da kapılarına gittiğinde "biz çocuğu tutamayız. İstediği zaman koşar. Ayrıca biz terlik giymiyoruz" gibi yine kafalarına göre yanıtlar vermişler. Medeni kanunda "komşuluk hakkı" ile ilgili hükümlerin bize yardımcı olabileceğini düşündük ama açıkçası ne yapmamız gerektiğini, nasıl adım atmamız gerektiğini bilemiyoruz. Kanun bizi herhangi bir şekilde koruyor mu? Ya da belediye veya zabıta bu konularda birşey yapabilir mi? Kişisel mağduriyetimizi ve bu olayın yarattığı maddi manevi zararı nasıl anlatabiliriz[?][?][?] Yardım edebilecek ve yol gösterebilecek olanlara şimdiden teşekkürler. Hasan Hukuki NET Güncel Haber 02-02-2006 222221 Nedir? üst katınızda oturanlar kiracı ise mal sahipleriyle görüşmenizi öneririm. Hukuki yollara başvurduğunuzda sonuç alabileceğinizi pek sanmıyorum. bu durumda önünüzde şu seçenekler var 1. tavana ses yalıtım kaplamaları döşeteceksiniz 2. evden taşınacaksınız 3. patırtıyı çekeceksiniz 4. üst katınızdakiler uyku moduna geçer geçmez nöbeti devralarak kararlı bir şekilde yaşadığınız sıkıntıyı üst kattakilere yaşatacaksınız.sopayla tavana vurmak gibi şikayete geldiklerinde söyleyeceğiniz şey belli. Yine medeni kanunda sözkonusu sorunlarla ilgili bir bölümde zabıtanın olaya müdahale edebileceği yazıyor. Doğru mudur acaba? Yani belediye ile irtibata geçmek en azından bu sorunla mücadele konusunda kararlı olduğumuzu üst kata gösterebilir mi diye merak ediyorum? Şimdiden teşekkürler. Hasan Bu sayfada bulunan kavramlar terlik sesi, ses yapmayan terlik, üst kattan gelen ayak sesleri, terlikle gezmek gürültü, topuklu terlik sesi , alt katan ust katan gece ani ayak sesi, komsu topuk sesleri, ses cikarmayan terlik, ust kat ayak seslerı, ust komsunun topuklu terlikle gezmesi, ses yapmayan ev terligi, bos evde ayak sesi, ust kat bos ayak sesleri, sessiz terlik, Ust kattan gelen ayak, parkede ses yapmayan terlik, komsumuzun ayaklari ve terlikleri, apartmanda topuklu terlikle gezilirmi, alt komsuya topuklu ayakkabi sesi, terlik sesi gurultu mudur, ust kat komsu ses yalitim, ust kattaki topuklu ile geziyor, ust kat bos sesler geliyor ne olabilir, yurume sesi ust kat, ust kat yurume sesi Forum Benzer Konular Üst kattaki komşudan su sızıntısı sayın üyeler... benim üst kat komşumun banyosundan benim banyoma su sızıyor... komşuma defalarca uyardım ama bir türlü arızayı gidermiyor...... Yazan receptosun Forum Kat Mülkiyeti Hukuku Yanıt 42 Son İleti 06-01-2022, 171846 Yanıt 3 Son İleti 29-03-2021, 171612 Alt kattaki dükkan gürültü sorunu Merhabalar 1. Katında oturduğum 4 daireli 2 dükkanlı apartmanın Zemin katında açılan pastane gece a kadar kapatılmıyor. Gelen konuşma,sandalye... Yazan Hürel000 Forum Kat Mülkiyeti Hukuku Yanıt 0 Son İleti 01-06-2018, 004242 Üst kattaki daireden su akması Katlı konutlarda yaşanan en büyük sorunlardan birisi olan üst kattan su gelmesinde mağdur olan kişi ne yapmalı kanunda mağduru hakkını koruyan... Yazan Garip1 Forum Gayrimenkul Hukuku Yanıt 2 Son İleti 17-06-2017, 130155 Üst kattaki komşu Değerli Arkadaşlar, Hayatımın en sinir bozucu günlerini yaşıyorum, çok istirham ediyorum bu konuda yardım edin bana; 2 ay önce evimi sattım ve... Yazan 1905sss Forum Kat Mülkiyeti Hukuku Yanıt 7 Son İleti 20-07-2009, 102341 Yetkileriniz Bir apartman binasının 1B nolu dairesinde yaşıyordum. İkinci kattaydı, diğer dairelere giden koridorun sonundaydı ve son derece rahattı. Bir süre için her şey oldukça iyi gidiyordu. Sessiz binaydı, kira iyiydi, ev sahipleri veya diğer kiracılar ile sorun yoktu. Ama birkaç ay önce tam üstümdeki daire gürültülü olmaya başladı. Kulağa etrafta koşuşturan ve buna benzer şeyler yapan küçük bir çocuğun sesi gibi geliyordu. Ama garip olan şey, bu olayların yalnızca gece yaşanmasıydı; saat on bir ve daha sonrası gibi. Elimden geldiğince görmezden geldim fakat iş için erken kalkmam gerekiyordu, yani sonunda bir şey yapmam gerekliydi. Çocuğun çok gürültü yaptığı bir gece, muhtemelen gece yarısında yukarı kata çıktım ve daire kapısı önünde durdum. Evet, o kesinlikle içerideydi. Etrafta koşuşturuyor veya oyun oynuyordu. Kapıyı tıkladım. Hemen ardından çocuk koşuşturmayı kesti. Sanırım o an çocuklar kötü bir şey yaptıklarında yakalandıkları zamanlardan biriydi. Hareketsiz kalıp aptalı oynarlardı. Aslında bunu düşündüğümde gülümsedim, kızgın değildim. Ancak kimse kapıya bakmadı. Bu yüzden kapıyı tekrar tıkladım ve içeri seslendim. “Hey! Lütfen sessiz olabilir misiniz? Uyuyamıyorum.” Kimse yanıt vermedi. Ama ses kesilmişti. İstediğim buydu zaten. Daireme geri döndüm. Eve geldiğimde bir şeyler duyduğuma yemin edebilirdim… Kıkırdamaya benziyordu ancak arka arkaya duyulan hızlı ve sessiz tıklamalarla harmanlanmış gibiydi. Uyumalıydım. Sesi göz ardı ettim ve uyumaya gittim. Ama birkaç gün sonra çocuk yine eski haline döndü. Gecenin bütün saatlerinde sağa sola koşarak bana cehennemi yaşattı. Tekrar oraya gidip kapıyı çalmak istemiyordum. Bir sonraki sabah, şehirdeki yönetim merkezine gittim. Gürültü şikayeti için gerekli evrakları verdiler, onları doldurdum. Bürodaki kadına evrakları geri verdiğimde kağıtlara göz attı ve “Bahsettiğiniz daire boş” dedi. Bunun üzerine oturduğum yerin üzerindeki dairenin numarasını sordum. Kadının cevabı 1C’ydi ve bu benim üzerimdeki daireydi, gürültünün oradan geldiğine emindim. Kadın kayıtları tekrar kontrol etti ve bana gösterdi. Üst kattaki daire gerçekten de boştu. Kadının arka tarafındaki dolaba baktım. O daireye ait anahtarların orada asılı olduğunu gördüm. Ofiste birkaç kişi daha vardı ve bana deliymişim gibi bakıyorlardı. Olayı uzatmak istemiyordum, o sebeple üst kattaki her kimse, önümüzdeki birkaç gün boyunca onun yaptıklarını görmezden gelmek için elimden geleni yaptım. Ancak bir gece yine uyandım. Bu defa sebebi çocuğun gürültü yapması değildi. Islak bir şey yüzüme damlıyordu. Kalktım ve ışıkları açtım. Ardından yatağımın üstündeki tavanın su sızdırdığını gördüm, tozlu ve kirli bir su akıyordu. Yönetimin acil numarasını aradım, bana hemen bir tamirci gönderdiler. Çok sinirlenmiştim. Yatağım ıslak ve pisti, uykuma geri dönememiştim ve birkaç saat içinde işe gitmem gerekecekti. Tamirci geldiğinde onunla birlikte üst daireye çıktık. Adamda tüm dairelerin anahtarları vardı, dolayısıyla içeri girmekle ilgili bir sorun yaşamadık. Her yer toz içindeydi ve içeriye girdiğimiz an etrafta uçuşmaya başladı. Nefes aldığımda dudaklarımın, ağzımın ve burnumun tozla kaplandığını hissettim. Ayrıca daire ilkbaharın ortasında olmamıza rağmen hayli soğuktu. Tamirci ve ben gömleklerimizi burunlarımızın üzerine çektik ve oturma odasından, yatak odamın hemen üstündeki odaya doğru ilerledik. Banyoya doğru ilerleyen bir su izi vardı. İzi takip ettiğimiz zaman musluğun açık olduğunu ve lavabodan aşağıya taştığını gördük. Arkama, oturma odasına baktım. Benim ve tamircinin ayak izleri oradaydı ancak hepsi bu kadardı. Başkasına ait bir iz gözükmüyordu. Musluğu kapattık. Tamirci benimle konuşmaya pek meraklı değildi o sebeple taşmış suyu çekmesine ve zemini tek başına onarmasına izin verdim. Ancak neler olduğunu öğrenmek zorundaydım. Biri gizlice içeri mi girmişti? Yatak odasındaki pencerenin hemen dışında bir gider borusu vardı ve sokağa bakıyordu. Kontrol etmek için panjurları açtım. Ancak pencere içeriden kilitlenmişti, kırılmamış ya da zorlanmamıştı. Garip olan tek şey pencerenin iç tarafında tozlu bir el izi olmasıydı fakat o da nefes aldığım anda uçup kayboldu. Sabahın erken saatlerine gelmiştik, bu sebeple işe gitmeden önce uyuyabildiğim kadar uyuyabilmek için daireme döndüm. Bir süre boyunca her şey güzel gitti. Su olayından bir hafta sonrasına kadar üst katla ilgili bir problemim olmadı. O gece çok gürültülüydü. Yani demek istediğim, gerçekten çok gürültülüydü. Çocuk bir aşağıya bir yukarıya zıplıyor gibiydi. Küçük tıklamalara karışan garip kıkırdama sesleri de vardı. Hala ne olduklarına dair hiçbir fikrim yoktu. Artık dayanamayacak kadar duymuştum. Fırtına gibi üst kata çıkıp kapıyı vurmaya başladım. Orada kimler varsa onlara çenelerini kapamaları ve uyumama izin vermeleri için bağırdım. O anda birinin bana sakin olmamı söylediğini duydum. Bağırışlarımla koridorun yarısını uyandırmış olmalıydım çünkü hepsi başlarını daire kapılarından uzatmış şekilde bana bakıyorlardı. Onlara bir şey duyup duymadıklarını sordum fakat cevapları hayırdı, dairenin boş olduğunu söylediler. Onlara sesleri onların yapıp yapmadıklarını sordum. Bana gidip yatmamı yoksa polisi arayacaklarını söylediler. Başka seçeneğim yoktu, bu yüzden söyledikleri gibi yaptım. Ertesi sabah yönetime, tüm şikâyetlerimle ilgilendikleri için teşekkür etmeye gittim. Önceki gece için özür diledim ve bir daha tekrarlanmayacağına dair verdiğim sözün ardından onlara aldığım bir kutu çöreği hediye ettim. Görevli kadın teşekkür edip gülümseyerek masadan kalktı ve diğer çalışanlara çörekleri dağıtmaya gitti. Fırsatı değerlendirerek masanın arkasındaki üst katın daire anahtarını kaptım. Onlarla birkaç dakika daha sohbet ettikten sonra işe gittim. Eve dönerken bir el feneri ve toz için cerrahi maske aldım. Ne yapmak istediğimden emin değildim, ama o gece o küçük şerefsizin yere vurduğunu duyduğumda merdivenlerden yukarıya çıktım. Maskemi taktım, anahtarla kapıyı açıp içeri girdim. Koridorun ışığından faydalanabilmek için kapıyı açık bıraktım ama kapı içeri doğru çok açılmadığından yeterli ışık içeri girmedi. Ben oturma odasına ilerlerken kapı arkamdan kapandı. İçerisi gerçekten çok tozluydu. Ayrıca çok karanlıktı, el fenerim olmadan hiçbir şey göremezdim. Garip olan bir şey fark ettim. Oturma odasındaki pencereler kapalı olmasına rağmen içeride bir hava akımı vardı ve her yerde tozlar uçuşuyordu. O kadar çok toz vardı ki el fenerimle bile etrafı iyi göremiyordum. Ama ilerlemeye devam ettim. Salonda, dolapta ve mutfakta hiçbir şey yoktu. Ben de yatak odasına gittim. İçeri adım attığım anda dondurucu bir soğukla karşılaştım. Buharlaşan nefesimi görebiliyordum ve etrafta yine deli gibi toz vardı. Biraz daha etrafa baktım. O sırada el fenerim aniden kapandı, daha sabah yeni değiştirmeme rağmen tuhaf bir şekilde pili bitmişti. Işıkları açmayı denedim. Elbette elektrik yoktu. Odayı aydınlatan tek şey, panjurlardan sızan sokak lambalarının ışığıydı. Nefes almakta zorlanıyordum. Sebebi taktığım maskeydi, dolayısıyla onu çıkarttım fakat etraf o kadar tozluydu ki maskeli veya maskesiz olmak bir şeyi değiştirmemişti. Evde hiçbir şey bulamadım sadece her geçen saniye daha soğuk oluyordu. İçim ürpermeye başlamıştı, artık buradan çıkmam gerektiğini düşündüm. Arkamı döndüğüm anda önümde aniden tozların toplandığını gördüm. Uçuşuyor gibi değildi, sanki bir şeyin şeklini almaya çalışır gibi hareket ediyorlardı. Nefes alamıyor ve göremiyordum, o yüzden önümdeki tozlara dışarıdan gelen sokak lambasının ışığı vursun diye kenara çekildim. Bu bir yüzdü. Bir çocuğun yüzü. Bir dakikalığına gülümsedi, o tuhaf tıklama sesini çıkardı ve sonra bana doğru uçuşmaya başladı. Çığlık atmaya çalıştım fakat toz ağzıma doldu, bu yüzden nefesimi tuttum ve önümdeki tozdan çocuğu ittim. Var gücümle kapıya koştum. Ama kilitliydi ve anahtarım işe yaramıyordu. Ardından arkamdan gelen ayak sesleri ve kıkırdayan çocuk seslerini duydum. Bana yaklaştığı sırada olabildiğince sert bir şekilde kapıya vurdum. Kapıyı kırmış ve koridora çıkmayı başarmıştım. Diğer dairelerdeki herkes dışarıdaydı ve bana bir ucubeymişim gibi bakıyorlardı. Bir yaşlı kadın benimle konuşmaya çalıştı. Beni öyle soluk soluğa ve nefessiz bir şekilde gördüğünde bir şeylerin ters gittiği anladığını söyledi. Konuşamıyordum, durmadan öksürüyordum, bu yüzden sadece kapıyı işaret ettim. Birkaç iriyarı adam kontrol etmek için içeri girdi. El fenerine ihtiyaç duymadılar, elektrik düğmesine bastıklarında ışıklar açıldı. Bana toz içinde ayak izleri gördüklerini söylediler. Çoğu benim ayak izimdi fakat bazıları çok daha küçüktü. İçlerinden biri kapının hemen yanında yoğun bir toz birikintisinin durduğunu söyledi. Aynı bir çocuğun şeklini almış bir toz birikintisi. Artık burada kalamazdım. Ertesi gün sokağın aşağısında başka bir daire tuttum. Yönetim, eğer çıktığım daireyi kiralayabilirlerse depozitomu geri vereceklerini söylediler. Ben taşınma sırasında eşyalarımı taşırken birçok insan daireye bakmaya geliyordu. İçlerinden biri, komşuların sessiz olup olmadıklarını, apartmanda gürültülü çocukların yaşayıp yaşamadıklarını sordu. Ona “hayır” dedim. Günün sonunda daireyi tutmuştu. Dairenin yeni kiracısı ile dün barda karşılaştım. Ona binanın sessiz olup olmadığını sordum. Bana genellikle sessiz olduğunu söyledi. Sadece bazı geceler üst kattan bir şeyler duyduğunu ekledi. Ona zıplayan veya koşuşturan bir çocuk mu gürültü yapıyor diye sordum. “Hayır” dedi, bu bir tepinme gürültüsü değildi. Anlattığına göre bazı geceler üst kattan bir çocuğun ağladığını duyuyordu. Not Hikaye yabancı kaynaklardan alınmıştır. Çeviri, takipçilerimden Aysima Aktepe’ye aittir. YouTube kanalıma aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz Cem’den Dinle YouTube Gece yarısından sonra binadaki kapılardan sesler geliyor, ışıklar kendi kendine açılıyor, üst kattan ayak sesleri duyuluyor. Güvenlik kameraları incelendi ve görüntülerde bir siluet olduğu belirlendi. Belediye, inceleme başlattı. Sakarya’nın Akyazı İlçesi’ne bağlı Yeniköy’de geçen ay köy ahalisi gulyabaniye benzeyen, geceleri ortaya çıkan, uzun boylu, beyaz kıyafetli, beyaz sakallı bir kişinin evlerin kapılarını zorladığını, pencerelerini taşladığını, bahçeleri dolaştığını ve korktuklarını söylemişti. Gulyabani bulunamadı. Olay kapandı. Şimdi de Edirne’de gulyabani olmasa da “hayalet” korkusu yaşanıyor. Edirne Belediye Başkanlığı binasında iddiaya göre, gece yarısından sonra binadaki kapılardan sesler geliyor, ışıklar kendi kendine açılıyor, üst kattan ayak sesleri duyuluyor. 6 aydır süren şikâyetler üzerine binaya getirilen imamın cinlere karşı etkili bazı sureler okuduğu bile söyleniyor. Güvenlik görevlileri binadaki kırmızı halılar üzerinde, ıslak ayak izleri gördüklerini anlatıyor. Gece duyulan ayak sesleri, ışıkların yanması ve kameralarda görünen siluete birçok güvenlik görevlisinin şahit olduğu da iddialar arasında. ATATÜRK'E BENZETEN VAR İsmini açıklamak istemeyen bir güvenlik görevlisi, psikolojisinin bozulduğunu ve tedavi görmeye başladığını ifade ediyor. Görevli, gece nöbeti sırasında belediye binasında yaşadıklarını “Açık ışık görünce gidip kapattım. Ancak bir süre sonra ışık tekrar yandı. Binada gezerken arkamda, etrafımda bir şeyin gezindiğini hissettim. Merdiven çıkan birinin ayak seslerini duydum ama baktığımda kimseyi göremedim” diye aktarıyor. Binada çalışanların konuştuğu tek konu, geceleri ortaya çıkan hayalet! Şikâyet ve korkunun artması üzerine belediyenin güvenlik kameralarının kaydettiği görüntüler incelendi. Görüntülerde bir siluet olduğu belirlendi. Hatta bazı çalışanlar bunu Atatürk’e benzetti. 1 aydan bu yana gece 2 güvenlik görevlinin nöbetçi olarak belediyede kaldığını söyleyen Belediye Başkan Yardımcısı Çiğdem Gegeloğlu, “Kamera kayıtları inceleniyor. Ne olduğunu tespit etmeye çalışıyoruz” diyor. Habertürk Üst Kattan Gelen Sesler Nasıl Engellenir ? İnşaat akustiği sırasında üst kattan gelebilecek seslere karşı önlem alınması isteniyorsa zeminlere şap atılmadan önce kauçuk levha uygulanmalıdır. Çoğunlukla binaların ses yalıtımına elverişsiz yapılmasından dolayı uygulamalar hazır bina üzerinde yapılır. Çoğu kişi üst katından gelen sesi kendi tavanından engellemek istese de kullanılan malzemeler buna yeterli gelmez. Çünkü SES KAYNAĞINDAN KESİLMELİDİR. Üst katın zeminine uygun ses izolasyon malzemesi ile bu sorun çözülür. Eğer uygulama kusursuz yapılırsa %90 oranında sonuç alabilirsiniz ki bu yapılar için oldukça yüksek bir orandır. %100 sonuç istiyorum diyorsanız bunun için evinizin her tarafını izole etmelisiniz. Bu sizin için oldukça masraflı olacağından ve %90'lık sonucun sizin için çokça yeterli geleceğinden bunu önermemekteyiz. Üst Kattan Gelen Sesleri Engellemek İçin Kullanılan Ses İzolasyon Malzemeleri Ağır epdm ses yalıtım bariyeri ve ses kesici süngerpan hava dolaşımlı gürültü diye adlandırdığımız ses olaylarının engellenmesi için kullanılan ses yalıtım malzemeleridir. Akustik halılar ortam içinde akustiği sağlamak ve darbe titreşim oluşumunu azaltmak için parke veya beton üzerine uygulanabilecek farklı renklere sahip ürünümüzdür. Kauçuk levha şap altlarında önerilir. 5 mm kalınlığı sayesinde inşaat izolasyonunda katlar arasında sıklıkla tercih edilen zemin ses yalıtım malzemesidir. Mantarlı kauçuk levha ise parke altlarında kullanılabilecek yumurta profilli içinde bulunan mantar sayesinde ısı yalıtımına da katkı sağlayan üründür. Uygulama için örnek verecek olursak. Parke kullanıyor ve alt kata konuşma ve ayak sesi gitmesini istemiyorsanız; Yoğunluğu yüksek kalınlığı fazla olacak şekilde rebonded bondex süngerpan uyguladıktan sonra epdm ses bariyeri serilir ve mantarlı kauçuk levha uygulanır. İstenirse sağlanan akustiği ve yalıtımı arttırmak için akustik halı uygulanabilir onun yerine parkede kaplanabilir. Ürünlerin yapıştırılması çok önemlidir. Bunun için aks rapid solid bazlı yapıştırıcı kullanabilirsiniz. 3+ kat komşumun 2 tane küçük torunu var. onlar geldikleri zaman muhtemelen yanlarında at da getirip yukarda at koşturuyorlar. bu kadar gürültünün başka bi açıklaması olamaz çünkü…Hayır bu çocukların uyku saati de yok. Gecenin 2si 3ü hala aynı enerjiyle oynamaya devam ediyorlar. yav siz cocuksunuz bi kendinize gelin bi yorulun bi uyuyakalin annenizin kucağında ama yok nerdeee… bkz Sevimli canavarlar 0+ odamın üstündeki oda amcamla yengemin yatak odası..3+ yıl önce 2 günlüğüne bi akrabanın evinde kaldık, kaldığım odanın üst katında yatak odası varmış... baya baya çocuk yapmalarına şahit oldum, olduk daha doğrusu bütün bina duyuyormuş. Çocuk kocaman olmuş, her gördüğümde tohumlarının atıldığı günü bile biliyorum aq çocuğu de her gece demir bir top yuvarlanıyormuş gibi sesler geliyor mu ?

üst kattan gelen ayak sesleri