CfNrN. PINAR CEBECİ / ve baba adaylarını 9 ay boyunca en çok düşündüren ve endişelendiren konuların başında doğum şeklinin nasıl olacağı geliyor. İstatistikler, gelişmiş ülkelerde sezaryen oranı yüzde 15-25 civarında iken, ülkemizde sezaryen oranında çeşitli nedenlerle artış söz konusu olduğunu ve neredeyse yüzde 50 'lere yaklaştığını Dr. Tolga Ergin, normal doğumun, anne adaylarını en sıklıkla korkutan nedenlerini şöyle sıralıyor-Yaşanacak ağrı-Sürenin uzunluğu-Epizyotomi doğumda vajina girişine yapılan kesibebekle ilgili doğabilecek problemler-Ağrılar başladığında doktorunu bulamama veya ulaşamama-Yakınlarının ve arkadaşlarının doğumla ilgili olumsuz tecrübelerinden etkilenmeOysa unutulmaması gereken en önemli nokta normal doğumun milyonlarca yıldır bütün memeli varlıkların soylarını devam ettirmekte kullandıkları en doğal ve fizyolojik yol olduğu....3 AŞAMALI NORMAL DOĞUMKadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Tolga Ergin, anne adaylarının sabrını ve dayanıklılığını zorlayabilen, normal doğumdan çekinmeye yol açan uzun süren ağrıların, doğumun birinci evresinde gerçekleştiğini ve bir amaca yönelik olduğunu hatırlatıyor. Bu evrede genellikle düzenli aralıklarla gelen her sancı rahmin kasılmasına, rahim ağzında açılmaya ve bebeğin aşağı doğru itilmesine neden oluyor. Başka bir deyişle her sancı bebeği anneye biraz daha YÖNTEMGünümüzde tıbbın ilerlemesiyle, anestezi alanında da doğum sancılarını gidermede oldukça etkili yöntemler kullanıma girmiş olup en sık kullanılan yöntem 'Epidural Analjezi'dir. Doğum eyleminin belli bir aşamasında, tecrübeli bir anestezist tarafından bel bölgesinde omuriliğe birkaç kat uzakta bir aralığa özel bir iğne yapılarak, içinden ince bir plastik tüp geçirilir ve bu aralığa bırakılır. Bu tüpten belli aralıklarla ağrı kesici verilerek doğum eylemi sırasında, doğum esnasında ve doğum sonrası ağrı duyusu engellenmiş olur. Böylelikle anne adaylarının sabrını ve dayanıklılığını zorlayabilen, normal doğumdan çekinmeye yol açan ağrılar engellenmiş ve oldukça rahat bir doğum için fırsat elde edilmiş DOĞUMUN AVANTAJLARI NELER?Normal doğumun hem anne hem de bebek için sezaryenle doğuma göre avantajları çok daha fazla! Normal doğum sonrasında anne birkaç saat içinde normal yaşantısına dönüp, çok kısa sürede bebeğini emzirmeye başlayabiliyor. Annenin gebelik öncesi yaşantısına kavuşmasını çabuklaştıran normal doğumun hemen sonrasında annenin vücudunun özellikle karnın eski şekline dönmesi de sezaryene oranla daha iyi ve çabuk yapar yapmaz bebeğini kucaklayabilen ve emzirebilen annenin, hem bebeğinin doğumuna aktif olarak katkıda bulunmuş olmanın verdiği mutluluk ve özgüven, hem de bebeğiyle çok daha çabuk kurduğu o özel bağ şüphesiz yaşamının en keyifli anlarından biri haline doğum sırasında bebeğin kemik kanaldan geçip annenin pelvis kemikleri normal doğarken göğüs kafesine oluşan baskı, bebeğin akciğerlerindeki sıvının çok büyük kısmının boşalmasına ve nefesini daha rahat almasına neden DOĞUMDA "ISLAK AKCİĞER" SORUNU 5 KAT FAZLA GÖRÜLÜYOR! Sezaryende bu durum söz konusu olmadığından, sezaryenle doğan bebeklerde 'yeni doğanın geçici takipnesi' ve 'ıslak akciğer' adı verilen solunum sıkıntıları normal doğuma oranla 5 kat daha sık görülüyor. Bu tür solunum sistemi problemlerini, normal zamanından önce, isteğe bağlı 'elektif' sezaryen ile doğurtulan ve bir bakıma doktor ve hastanın ortaklaşa hatası olarak prematüre dünyaya getirilmiş bebeklerde daha sık DOĞUMDA OLUŞABİLECEK RİSKLER NELER?Zor geçen normal doğumlarda görülen riskli durumlardan biri ise bebeğin doğum kanalında sıkışması veya doğum travmasına maruz kalması olduğa dikkat çeken Doç. Dr. Ergin, uygun koşullarda yaptırılan, deneyimli sağlık personeli tarafından yakından takip edildiği doğumlarda hemen müdahale etme şansının olduğunu da fetal monitorizasyon sistemi ile anne karnındaki bebeklerin sağlık durumunun değerlendirilmesi veya takip edilmesi artık daha kolaylaşmış durumda. Bu sistem sayesinde bebeklerin rahim içinde yeterlioksijen alıp almadıkları görülebiliyor. Ayrıca “hipoksi” veya “asfiksi” olarak adlandırılan yetersiz oksijenlenme erkenden tespit edilip bebek için oluşacak riskler en aza DOĞUM NEDİR?Sezaryen, pubis kemiğinin birkaç santim üzerinden yapılan kesi ile anne karın boşluğuna girilerek, rahmin açılması ve bebeğin bu şekilde doğurtulması olarak biliniyor. Bu doğum yöntemine en sık başvurulma nedeniise bebeğin normal doğuma oranla daha hızlı bir şekilde doğabilmesi. Geçici solunum problemleri dışında genellikle bebek için risk taşımamasına rağmen, anne için bir ameliyat olması nedeniyle getirdiği bazı problemler yok değil!SEZARYEN DOĞUM YAPACAK ANNE ADAYLARINI BEKLEYEN RİSKLER!Doç. Dr. Tolga Ergin sezaryenle doğumun anne adayları için taşıdığı riskleri şöyle sıralıyor-Anesteziyle ve cerrahiyle ilgili komplikasyonlar -Enfeksiyon-Doğum sonrası kanama-“Amnion sıvı embolisi” ve “tromboemboli” amnion sıvısının ve ufak kan pıhtılarının toplar damarlarda tıkanıklık yaratması veya toplar damarlar yoluyla ilerleyerek akciğerlerde emboli oluşturmasıSEZARYEN DOĞUM YAPAN ANNEYİ ZORLU BİR 8 SAAT BEKLİYOR!Annenin ameliyat sonrası kendine gelmesinin, dolayısıyla bebeğini emzirmesinin gecikmesi, annenin ağızdan beslenmeye ve ayağa kalkıp dolaşmaya başlamasının ortalama 8 saat sonra olması, genelde ameliyat sonrası hastanede 2-3 gün yatmasının gerekmesi ve normal doğuma göre daha ağrılı ve daha bağımlı bir lohusalık yaşayabilmesi, gebelik öncesi yaşamına dönmesi daha uzun zaman alması sezaryenin önemli diğer dezavantajlarındandır. Ayrıca yine ameliyattan sonra kişinin en az ay ağır işlerden kaçınması uygun olur. Uzun dönemde ise dikiş yerlerinde zaman zaman ağrılar olması ve karın içinde ameliyata bağlı yapışıklıklar sezaryenin diğer PROBLEMLER VARSA SEZARYEN ŞART!Doç. Dr. Ergin, anne veya bebekle ilgili sezaryenin kaçınılmaz olduğu bazı durumları şöyle sıralıyorKalça kemiği doğum yapamayacak kadar dar olan veya bebeğin başıyla kemik pelvis arasında uyumsuzluk olan gebeler, bebeğin rahim içinde duruş bozuklukları ters gelişi, yan duruş gibi, ikiz ve üçüz gibi çoğulgebelikler, bebeğin prematüre veya iri olduğu durumlar, gebelikte gelişen yüksek tansiyon, preeklampsi, eklampsi ve bebeğin genellikle normalden iri olması itibariyle şeker hastalığı, plasentanın bebeğin eşi rahim ağzını kapadığı veya normalden erken yani doğumdan önce yerinden ayrıldığı, şiddetli kanamaya yol açabilecek durumlar, bebeğin sıkıntıda olduğunu gösteren ve acil müdahale gereken her türlü durum Kalp atışlarının bozulması, kordon sarkması vs..SEZARYEN ALGISINDA EN BÜYÜK HATA NEDİR?"Özetle, sezaryen ile doğum, normal doğumun gerekli durumlarda başvurulan bir alternatifi olarak algılanmalı, giderek normal doğumun yerini almaya başlayan daha üstün bir doğum şekli olarak asla görülmemeli" diyen Doç. Dr. Tolga Ergin, gebelik takibinde, aksi bir durum belirmedikçe anne adayı normal doğuma teşvik edilmeli, doğum öncesi hazırlık kursları etkinleştirilmeli ve katılım sağlanmalı diyor. Genellikle halk arasında Şeker Hastalığı olarak isimlendirilen bu hastalık, gerek genetik etkenlerin gerekse çevresel faktörlerin etkisiyle ortaya çıkmakta ve çocuk, genç veya yaşlı fark etmeksizin her yaşta yahut her kültürde görülebilmektedir. Tıp literatüründe Diyabet olarak geçen Şeker Hastalığı'nda, bütün vücut sistemini etkileyebilecek bir hastalık olmakla birlikte, bu hastalığa sahip kişilerin vücudundaki insülin oranı olması gerek seviyede üretilemez ya da kullanılamaz. Bu nedenden ötürü, kandaki glukoz şeker miktarının normalin üzerinde seyretmeye başlamaktadır. Peki, hem ülkemizde hem de dünyada en çok görülen hastalıklar arasında yer alan Şeker Hastalığı Diyabet neden olur? Erken teşhis ve tedavinin son derece önem teşkil ettiği Şeker Hastalığı Diyabet belirtileri, nasıl geçer ve anlaşılır? İşte, Diyabet olan kişilerin dikkat edilmesi gereken birtakım kurallara uyulmadığı vücutta ciddi komplikasyonlarla karşılaşma tehlikesi bulunan Şeker Hastalığı tedavisi... ŞEKER HASTALIĞI DİYABET NEDİR? Şeker hastalığı tıp dilindeki ismiyle “diyabet” , adından da anlaşılacağı gibi kan şekeri seviyelerinin yüksekliği ile seyreden bir hastalıktır. Şeker glikoz vücudumuz için önemli bir enerji kaynağı olmakla birlikte beyin dokusunun temel enerji kaynağıdır. Ancak kan şekeri belli seviyelerin üzerine çıkarsa dokulara zarar vermeye başlar. Şeker Hastalığı Temelde 2 Mekanizma İle oluşur; İnsülin hormonunun yetersizliği Vücutta yeterince insülin üretilemez. İnsülin hormonuna direnç Yeterli insülin olduğu halde dokularda bu insüline karşı direnç vardır. Yani insülinin etkisini gösterememesi. ŞEKER HASTALIĞI DİYABET ÇEŞİTLERİ NELERDİR? Şeker hastalığının tip 1 şeker hastalığı ve tip 2 şeker hastalığı olmak üzere belirgin iki tipi vardır. Tip 1 şeker hastalığı insülinin pankreasta hiç üretilmediği ya da çok az üretildiği tiptir ve sıklıkla çocukluk ve gençlik döneminde görülür. ŞEKER HASTALIĞI DİYABET TEDAVİ YÖNTEMLERİ NELERDİR? Diyabet tedavi yöntemleri, hastalığın türüne göre farklılık gösterir. Tip 1 diyabette insülin tedavisi ile birlikte tıbbi beslenme tedavisi titizlikle uygulanmalıdır. Hastanın diyeti doktor tarafından önerilen insülin dozu ve planına göre diyetisyen tarafından planlanır. Besinlerin içerdiği karbonhidrat miktarına göre insülin dozunun ayarlanabildiği karbonhidrat sayımı uygulaması ile birlikte Tip 1 diyabetli bireylerin hayatı oldukça kolaylaştırılabilmektedir. Tip 2 diyabetli bireylerde ise tedavi beslenme düzeninin sağlanmasının yanı sıra genellikle hücrelerin insülin hormonuna duyarlılığını artırmaya veya doğrudan insülin hormonu salınımını artırmaya yönelik oral antidiyabetik ilaçların kullanılmasını içerir. ŞEKER HASTALIĞI DOĞAL VE BİTKİSEL TEDAVİ YÖNTEMİ... Şeker hastalığı, kan şekeri seviyelerinin yüksekliğinden kaynaklanan günlük yaşantıyı olumsuz etkileyen bir hastalıktır. Dr. Feridun Kunak, içerisinde limon, zeytin yaprağı, yeşil zeytin, kekik ve üvez yaprağı olan şeker düşüren sirke Gestasyonel diyabet olarak da bilinen gebelik şekeri, hamileliğinde şeker metabolizma bozukluğu yaşaması olarak tanımlanır. Tedavi diyet, egzersiz, şeker hapı ve insülin tedavisi gibi seçeneklerle DeğerleriBelirtileriNedenleriTeşhisiTedavisiTedavi EdilmezseNe İyi Gelir?Ne İyi Gelmez?Hangi DoktorTümüGebelik Şekeri Nedir?Gestasyonel diyabet olarak da bilinen gebelik şekeri, hamilelik öncesinde şeker hastalığı bulunmayan bir kişinin, hamileliğinde şeker metabolizma bozukluğu yaşaması olarak tanımlanır. Vücut, tüketilen besinlerin bir bölümünü glukoza dönüştürerek mideden kan dolaşımına salgılar ve buradan insülin hormonu üretimi için diğer hücrelere taşır. Dolayısıyla bazı durumlarda glukoz hücre içine giremediğinden, kanda birikerek şeker oranın sürekli artmasına neden olur. Sonuç itibari ise şeker hastalığı veya yüksek kan şekeri şekeri, plasentadan salgılanan hormonlar nedeniyle oluşurken genellikle anne adaylarının yaklaşık %2-4’ünde görülür. Şeker metabolizma bozukluğu, hamilelik sürecinin herhangi bir sürecinde oluşabilirken, anne adayına uygulanan rutin testlerin sonucunda tespit edilir. Özellikle de hamileliğin yirminci haftasından sonra tanı konulur ve gebeliğin bitişiyle iyileşir. Bu yüzden geçici bir diyabet türü olarak tanımlanır. Gebelik Şekeri Normal Değerleri Kaç Olmalı?Gebelik şekeri normal değerlerinin belirlenmesi için yapılan testte anne adayına 50 gram glukoz yüklemesi yapılır. Test sonucunda sınır değerleri, 130-140 mg/dl olmalıdır. Bu değerlerin yüksek çıkması durumunda 100 gram oral glukoz testi OGTT yapılır ve test sonrası kan şekerinin değeri >95mg/dl olmalıdır. Ayrıca bu değerlerin 1. saatte 180 mg/dl, 2. saatte 155 mg/dl ve 3. saatte 140 mg/dl altında olması bu dört değerden iki veya daha fazlasının yüksek olması, gebelik şekeri teşhisinin yapılması için yeterlidir. Fakat değerlerden yalnızca biri yüksek olduğu takdirde testin tekrarlanması gerekir. Yapılan test sonucunda gebelik şekeri değerleri normal fakat diyabet riski yüksekse, hamilelik sürecinde bu rahatsızlığın oluşmadığından emin olmak için yine de bir takip testi Şekeri Belirtileri Nelerdir?Çoğu anne adayının hamilelik sürecinde gebelik şekeri belirtileri ve semptomları net bir şekilde görülmez. Bu yüzden şeker hastalığından muzdarip olan anne adaylarının teşhisi sadece gebelik şekeri taraması sırasında kan şekeri seviyeleri ölçüldüğünde tespit edilebilir. Ancak bunun yanında gebelik şekeri olan anne adaylarının yarısı hiçbir belirti veya semptom yaşamazken diğer yarısı birden fazla belirti veya semptom şekeri belirtileri şu şekilde sıralanabilirÇok su içilmesi, Ağız kuruluğu,Çok yemek yeme isteği, İdrar testinde glukoz görülmesi,Yorgunluk Gebelik Şekeri Nedenleri Nelerdir?Gebelik diyabeti, genellikle 35 yaş üzeri kadınlarda, ailede diyabet hastalığı olanlarda, daha önce 4 kg üstünde bebek doğuranlarda veya kilolu kişilerde daha sık görülür. Fakat gebelik şekeri teşhisi konulan anne adaylarının yarısında şeker hastalığının belirtilerinden hiçbiri görülmeyebilir. Bu yüzden rutin testlerin aksatılmadan yaptırılması önem hamilelik ile birlikte görülen şeker hastalıklarının yaklaşık %90'ı gebelik diyabet özelliklerini taşır. Bu sebepten dolayı, hamilelik sürecinde diyabet oluşma riskinin en yüksek olduğu hamileliğin 24 ila 28. haftalarında anne adaylarına tokluk kan şekeri testi yapılmalıdır. Bu geçici diyabet türüne sebep olan nedenler ve gebelik riski altında olan kişiler şu şekilde sıralanabilirBirden fazla düşük veya daha önce ölü doğum yapılmış olması,Daha önce 4 kilodan fazla bebek sahibi olunması,Anomalili bebek doğurmuş olmak,Hamilelik öncesinde veya süresinde fazla kilolu olma,Sağlıksız beslenme,35 yaş üstü olma,Daha önce gestasyonel diyabet geçirilmiş olması,Aile diyabet hastalığı öyküsü olması,Çoklu kistik yumurtalık sendromuPCOS,Tekrarlayan idrar yolu veya mantar enfeksiyonu,İdrarda glikoz çıkışının olması,Nedeni açıklanamayan bir şekilde amniyon sıvısının artması,Hareketsiz bir yaşama tarzına sahip olunması,Bebeğin tahmini kilosunun beklenenden yüksek olması,Çoklu gebelik yaşanması,Psikiyatrik ilaç veya kortizol kullanılması,Düşük doğum kilosu,Çok fazla kırmızı işlenmiş et tüketilmesi,Daha önceden insülin direnci tespit edilmesi,Gizli şeker,HipertansiyonGebelik Şekeri Teşhisi Nasıl Yapılır?Hamilelik döneminde yapılan ilk rutin muayenelerde anne adayının risk değerlendirmeleri yapılırken, aynı zamanda kan şekeri ölçüm testi de uygulanır. Bu sayede açlık kan şekeri kontrol edilerek herhangi bir anormallik olması durumunda genellikle hastaların yüzde 75’inde şeker hastalığı teşhis edilebilir. Gebelik şeker tanısı konan ve şeker riski düşük olan anne adaylarının hiçbir şikâyeti olmaması halinde bile diyabet riskinin en yüksek olduğu hamilelik sürecinin 24 ila 28. haftalarında şeker hastalığı tarama testi PPG bu testte gıda alımı sonrası glikoz post prandial glikoz-PPG testinde, suda çözünmüş 50 gram saf glikoz tüketildikten bir saat sonra tokluk kan şekeri seviyelerine bakılır. Fakat uygulanan test sonrası değerlerin yüksek çıkması durumunda 100 gram şeker yükleme testi oral glikoz tolerans testi yapılarak kesin tanının konulması sağlanır. Bununla birlikte gıda alımı sonrası glikoz testi sonucunda anormal değerlerin olması kesinlikte diyabetin olduğu anlamına gelmez. Çünkü anormal sonuçlara sahip olan anne adaylarının sadece %15’inde hamilelik diyabeti yükleme testinde oral glukoz testi - OGTT ise açlık kan şekerinin ölçülmesi için 12 saat aç kalındıktan sonra suda çözünmüş 100 gram glikoz tüketilir. Glukoz tüketilmesinden 1, 2 ve 3 saat sonra rutin kan testi ile kan alınarak tokluk kan şekeri ölçümü yapılır. Bu dört değerden iki veya daha fazlasının anormal olması durumunda ise gebelik şekeri teşhisi kesinleşmiş olur. Bununla birlikte uygulanan 50 veya 100 gram glukoz yüklemesi iki basamaklı yapılabildiği gibi 75 gram şeker yüklemesi yapılarak tek seferde de Şekeri Tedavisi Anne adaylarına gebelik şekeri kesin tanısı konulduktan sonra annenin kan şekeri seviyeleri düzenli olarak takip edilmelidir. Çünkü bu sayede hamilelik sürecinde ve doğum esnasında oluşabilecek herhangi bir komplikasyonun önüne geçilebilirken hem annenin hem bebeğin sağlığı korunabilir. Anne adayının kan şekerinin normal aralıklarda tutulması için kan şekeri sabah ve yemeklerden sonra günde 4-5 kez sürecinde çoğu anne adayına, herhangi bir ilaç tedavisi uygulanmadan diyet veya egzersizle kan şekeri seviyelerinin düzenlenmesi sağlanır. Sağlıklı bir diyet için sebze, meyve veya kepekli tahıllar tüketilirken karbonhidrat içeren besinler sınırlandırılmalıdır. Bu sayede kan şekeri kontrol altına alınırken, fazla kilo almayı da önler ve bu da anne adaylarını olası bir komplikasyona karşı bir egzersiz ise vücudu uyararak enerji sağlayan hücrelerdeki glukozu hareket ettirerek yüksek kan şekeri seviyelerini düşürmeye yardımcı olur. Bununla birlikte hamilelik dönemi olduğu için uzman kontrolü altında, orta yoğunlukta egzersiz veya egzersizle kan seviyeleri düşürülemediği takdirde oral yolla şeker hapı veya insülin tedavisine başlanır. Fakat gebelik şekeri olan kadınların sadece %10 ila 20’lik bir kısmında bu tedaviye gerek duyulur. Bununla birlikte uygulanan insülin tedavisi anneye veya bebeğe zarar Şekeri Tedavi Edilmezse Ne Olur?Şeker hastalığı ister gebelik öncesinde isterse de gebelik esnasında ortaya çıkmış olsun, anne ve bebek için bazı riskler içerebilir. Her ne kadar hamile kalmadan önce oluşan şeker hastalığının riskleri daha fazla olsa da gebelik esnasında oluşan şeker hastalığı da kontrol altına alınmadığı takdirde bazı komplikasyonlara neden olabilir. Gebelik şekerinin zararları incelendiğinde şeker hastası olan annelerin gebelik süreci boyunca yüksek tansiyon, erken doğum, düşük riski, hamilelik zehirlenmesi ve sezaryen doğum yapma zorunluluğu yaşama riski her zaman daha oluşan şeker hastalığında bebek anormallikleri görülme riski düşük olsa da yine de ihtimaller dâhilindedir. Gebelik şekeri zararları olan bu riskler kulak anomalileri, sindirim sistemi anomalileri, böbrek anomalileri, santral sistem ve beyin anormallikleri, sarılık, düşük doğum kilosu, bebeğin iri olması veya solunum sıkıntısı şeklinde Şekerine Ne İyi Gelir?Gebelik şekeri olan anne adaylarının bu durumu doğum sonrası düzelse bile yine de aşırı kilo almamaya ve sağlıklı yaşam koşullarına göre yaşamaya dikkat etmeleri gerekir. Çünkü potansiyel olarak şeker hastası olma riskleri normale göre her zaman şekeri olan kişilerin düzenli olarak kan değerleri alınarak şeker seviyelerinin izlenmesi gerekir. Bunun yanında yaşa ve durumuna uygun egzersizler yapılması, beslenme ve uyku düzenine dikkat etmeleri gerekir. Ayrıca bol sıvı tüketimine özen gösterilmelidir. Gebelik şekeri diyetinde tüketilmesi gereken besinler şu şekilde sıralanabilirSüt ve yumurta,Yeşil mercimek, bulgur, barbunya veya kuru fasulye, Et, tavuk ve balık, Elma, portakal, çilek ve armut, YoğurtGebelik Şekeri Ne İyi Gelmez?Gebelik şekeri söz konusu ise diyette buna yönelik bir beslenme yapılması gerekir. Şeker seviyelerini yükseltecek basit şekerlerden ve şekerli içeceklerden uzak durulmalıdır. Ayrıca hareketsiz yaşam tarzı ve az su tüketilmesi gebelik şekerine iyi şekerinde dikkatli tüketilmesi gereken besinler arasında şunlar bulunur;Bal,Beyaz Ekmek,Çörek, börek, kurabiye, kek, pasta gibi hamur işleri,Aşırı yağlı ve baharat içeren gıdalar,Kuruyemişler,Kuru üzüm,Paketli hazır gıdalar,Muz,Tatlı mısır,Pirinç, Patates,Havuç,KarpuzGebelik Şekeri için Hangi Doktora Gidilir?Gebelik rutin kontrolleri esnasında gebelik şekeri yüksek çıkanların değerleri öncelikle diyetle ve sağlık yaşam koşulları geliştirerek iyileştirilmeye çalışılır. Ancak yapılan izleme sonrasında diyet yeterli olmadığı takdirde uzmana görünmek şarttır, çünkü anne ve bebek sağlığını tehdit edebilir. Gebelik şekeri olanların durumlarının değerlendirilmesi için öncelikle dahiliye yani iç hastalıkları uzmanına görünmesini gerekirken, bazı durumlarda daha detaylı kontroller için bir endokrinoloji uzmanına yönlendirme yapılması faydalı buldun mu?00Gebelik Şekeri ile İlgili Sıkça Sorulan SorularHamilelik döneminde anne adayı diyet uyguladığı halde açlık kan şekeri 90 mg/dl’dan ve yemekten 1 saat sonrası 130-140 mg/dl yüksek çıkarsa insülin tedavisi uygulanması gerekebilir. Bu yüzden değerlerin yakından izlenmesi şarttır. Aksi takdirde hamilelik şekerinin bebeğe zararları şekeri ilaç ve insülin tedavisinden önce ilk olarak diyet ve egzersiz önerilir. Bu sayede çoğu hastanın kan şekeri seviyelerin de düzelme olur. Fakat diyet ve egzersiz yapıldığı takdirde kan seviyelerinde düşme gerçekleşmiyorsa gerekli görüldüğü takdirde diyabet hapları veya insülin iğne tedavileri anında oluşan gebelik şekeri öncesinde oluşan şeker hastalığına göre daha az risklidir. Her ne kadar gebelik şekerinin bebeğe etkisi az olduğu düşünülse de yine de bazı riskler içerebilir. Mesela bebeğin içinde bulunduğu suyun seviyesinin fazla olmasına neden olarak erken doğuma sebep olabilir. Gebelik şekerinin bebeğe zararı arasında ayrıca kulak anomalileri, sindirim sistemi anomalileri böbrek anomalileri, santral sistem ve beyin anormallikleri, sarılık, düşük doğum kilosu, bebeğin iri olması veya solunum sıkıntısı şeklinde sıralanabilir. Gebelik şekerinin bebeğe zararlarından en önemlisi ise gebelik zehirlenmesine neden olarak anne ve bebeğin hayatını tehdit edebilir şekeri çıkan hamilelerde bu sağlık sorunu tedavi edildiği sürece doğum yapabilirler. Ancak yapılan istatiksel çalışmalara göre gebelik şekeri olan anne adaylarının yarısı normal doğum yapabilirken, gebelik şekeri olup doğum yapanlar arasında sezaryen doğum oranı daha şekeri genelde doğumdan sonra geçmektedir. Ancak yine de annenin dengeli beslenerek, sağlıklı kilosunu korumaya dikkat etmesi gerekir. Çünkü potansiyel olarak şeker hastası olma riskleri normale göre daha yüksek olabilir. Bunun yanında bazı kişilerde gebelik döneminde gelişen şeker hastalığı doğumdan sonra kalıcı olabilir. 11 ayın sultanı Ramazan ayı, 13 Nisan Salı günü başlayacak. Vatandaşlar bir taraftan korona virüsü ile mücadele ederken bir taraftan da dini vecibelerini yerine getirecekler. Ramazan sofralarının vazgeçilmezlerinden olan hurmaya olan ilgi ise bu sene de devam ediyor. Aktarlar, bu sene hurma fiyatlarının aynı kaldığını belirtirken, şeker hastalarının ise sugay hurmasına ilgi gösterdiğini ifade hastası olup da orucunu hurma ile açmak isteyen vatandaşların sugay hurmasına rağbet gösterdiğini dile getiren aktar Salih Özdemir, “Şeker hastaları diğer vatandaşlardan farklı olarak sugai hurmasını tercih ediyor. Çünkü sugai hurmasının şeker oranı diğer hurmalara göre düşük. Şeker hastaları da kendi araştırmaları sonucunda en az şekerli hurmanın sugai hurmasını olduğunu araştırmışlar. Şeker hastaları da saydığım nedenlerden ötürü sugai hurmasını tercih ediyor” dedi.“Hurma fiyatları 18 TL’den 100 TL’ye kadar çıkıyor”Her bütçeye göre hurma olduğunun altını çizen Salih Özdemir, “Hurma fiyatlarımız belli oldu. Fiyatlarımız Ramazan öncesiyle hemen hemen aynı. Bu yıl hac ve umreye gidilmediği için fiyatların düşmesi lazımken, bir düşüş olmadı. Fiyatlar geçen seneyle hemen hemen aynı kaldı. Medine hurmalarının fiyatları boyutlarına göre değişiyor. En iri Medine hurmasının kilosu 100 TL. Küçük Medine hurmalarının kilosu da 70 TL’den satılıyor. Medine hurmasının meşruk diye tabir ettiğimiz bir cinsi var. Onların kilosu da 50-60 TL arasında değişiyor. Medine safavi hurmasının kilosu 45 TL. Kudri hurmasının kilosu 45 TL. Genellikle şeker hastalarının tükettiğini sugay hurmasının 45 TL. Cezayir hurması var. Onu glikoz şurubuna batırıyorlar ve biraz parlak duruyor. Cezayir hurmasının kilosu 18 TL. Peygamber efendimizin diktiği söylenen acve hurmasının kilosu 80-100 TL arasında değişiyor. Kudüs hurmaları da boyutlarına göre 60 TL’den 100 TL’ye kadar çıkabiliyor. Herkes bütçesine göre şimdiden hurmalarını almaya başladı” diye konuştu.“Kuru kayısının fiyatı 2 kat arttı”Kuru kayısının fiyatının geçen seneye oranla 2 kat arttığını da dile getiren Özdemir, “İnsanlar Ramazan’da hurmadan sonra en fazla hoşaflık kuru meyve alıyor. Bu hoşafların en başında da İzmir üzümü diye tabir ettiğimiz çekirdeksiz kuru üzüm geliyor. Çekirdeksiz kuru üzümün kilosu 20 ile 25 TL arasında değişiyor. Üzümün yanı sıra hoşaf yapmak için kuru kayısı da çok rağbet görüyor. Erik kurusunun da hoşafını yapanlar var. Eriği kullananlar daha çok şeker hastaları oluyor. Çekirdeksiz kuru eriğin kilosu 50 TL’den satılıyor. Hoşaflık kayısının kilosu da 30 TL’den satılıyor. Geçen seneden bu zamana tüm ürünlerde bir miktar artış oldu. Geçen sene kuru kayısıyı 15 TL’den satıyorduk, bu sene 30 TL’den satıyoruz” şeklinde hurmasının özellikleriSugay hurmasının gövdesi kahverengi, şekeri uç kısımlarına toplanmasından dolayı uç kısımları sarı-beyaz renkli bir hurmadır. Kalın etli, lif oranı yüksektir. Şeker oranının düşük olması nedeniyle şeker hastalarının tercih ettiği bir çeşittir. Tahin ile birlikte de tüketilebilir. Şeker hastalarının önemli bir oranı hasta olduğunun farkında değil. Bu hastalığın bir çok erken belirtisi bulunuyor. Bu belirtilerle ilgili ipuçlarını bilirseniz hastalığa karşı tedbir almış da aniden susamak, acıkmak, sık sık tuvalete gitmek gibi belirtilerin şekerin erken dönem belirtilerinden olduğunu ileri safhalara kadar farkedilmeyerek kontrolsüz ilerlediği durumlarda ise kalp, böbrek hastalığı, organ kesilmesi, körlük ve diğer ciddi komplikasyonlar açısından büyük risk oluşturuyor. Ailenizde şeker hastalığı varsa, aşırı kiloluysanız doktora gidip kan testiyle hasta olup olmadığınızı öğrenebilirsiniz. Ayrıca hastalığın erken dönem belirtilerine karşı da dikkatli o belirtilerSık tuvalete gitme Şeker hastası olduğunuzda vücudunuz gıdaları parçalayıp şekere dönüştürmede etkisini kaybeder, böylece kan dolaşımınızda daha fazla şeker birikir. Vücudunuz bundan kurtulmak için bunu idrara gönderir. Bu nedenle sık sık idrara çıkarsınız. Özellikle geceleri 1-2 kez tuvalete gitmek normaldir, ancak uykunuzu kaçırıyorsa dikkat daha fazla susamak Sık idrara çıkmak susuzluktan ağzınızın kurumasına neden olur. Doktorlar susayan hastaların meyve suyu, gazlı içecek ya da çikolatalı süt içince kan dolaşımının aşırı şekerle beslendiğini ve sorunun sürekli tekrarladığını kaybı Aşırı kilolu olmak şeker hastalığı için risk faktörüdür. Ancak kilo vermek de hastalığın belirtileri arasında yer alıyor. Kilo kaybının birincisi kaybettiğiniz sudan kaynaklanır, ikincisi ise idrarla birlikte biraz kalori kaybedersiniz ve kanınızdaki şekerden gelen kalorileri absorbe ve açlık hissi Kan şekeriniz yükseldiğinde vücudunuz glukozu düzenlemekte zorlanır. Karbonhidratı yüksek gıdalar yerseniz kan şekeriniz hızla yükselir. Bu nedenle titreme hissedersiniz ve canınız karbonhidrat ile şeker karıncalanma Yüksek şeker seviyesi şeker hastası olduğunuzu anlamadan çeşitli komplikasyonlara yol açar. Bunlardan biri de ayaklarınızda hissizliğe yol açan sinir ve sıyrıklarınız daha yavaş iyileşir Bağışıklık sistemi ve vücudunuzun iyileşmesine yardımcı olan süreçler şeker seviyeniz yükseldiğinde çok etkili yolu ve mantar enfeksiyonları sık görülür Yüksek şeker seviyesi idrar yollarında enfeksiyonlara yol açan bakteriler ve mayalar için beslenme zemini oluşturur. Tekrarlayan enfeksiyonlar can sıkıcıdır. Sık sık idrar yolu enfeksiyonu yaşıyorsanız doktorunuz şeker testi yaptırmanızı ve mutsuz olursunuz Kan şekeriniz tavan yapınca kendinizi iyi hissetmezsiniz ve her şeye hemen parlarsınız. Gerçekte yüksek kan şekeri depresyon benzeri belirtiler gösterebilir. Kendinizi yorgun hissedersiniz, dışarı çıkmak istemez, sürekli uyumak istersiniz. Kaynak

şeker hastası olup sağlıklı doğum yapanlar